DAMGA – REŞAT NURİ GÜNTEKİN

29 Nis 2008 · Kategoriler: Kitap Özetleri · Yorum 


Kısa Kitap Özeti

2. Abdülhamit devri paşalarından birinin oğlu olan İffet babasıyla birlikte Midilli’ ye gider. Babası ölünce İstanbul’ a döner ve hukuk eğitimi almaya başlar. Çocuklarına ders verdiği Cemil Kerim Bey’ in karısı Vedia ile aralarında aşk başlar. Bir gece yakalanınca eve hırsızlık için geldiğini söyleyen İffet , mahkum olur. Hapisten çıkınca sabıkasından ötürü işsiz kalır. Bu arada kocasından ayrılan Vedia ile karşılaşır ve evlenme teklif eder. Vedia hırsız damgası yemiş biriyle evlenemeyeceğinin söyler . Roman İffet’ in bir itirafıyla son bulur.

DEVLET ANA – KEMAL TAHİR – ROMAN

28 Nis 2008 · Kategoriler: Kitap Özetleri · Yorum 

Eser adını roman kahramanı Devlet Hatun’ dan alır. Dört bölüme ayrılmış olan eserde Osmanoğullarının ortaya çıkış yılları , savaşçı dervişler , hilebaz keşişler , Şeyh Edebali , Yunus Emre gibi kişileriyle maceranın , aşkın , inancın , tarih-masal potasında eritilmesiyle yazıya dökülmüş biçimidir.

CEZMİ – NAMIK KEMAL – ROMAN

27 Nis 2008 · Kategoriler: Kitap Özetleri · Yorum 


Kısa Kitap Özeti

17.YY da yaşamış şair ve kahraman sipahi Cezmi, İran’ a açılan bir savaşa katılır. Orada Kırım şehzadesi Adil Giray’ la arkadaş olur. Adil Giray bir baskında yakalanır. Şahın karısı Şehriyar , Adil Giray’ a aşık olur. Adil Giray ise şahın kız kardeşi Perihan’ a aşık olmuştur. Şehriyar’ ın bir oyunu sonunda Adil Giray ve Perihan ölür , Cezmi ise yaralanır.

GERMİNAL – EMİLE ZOLA

27 Nis 2008 · Kategoriler: Kitap Özetleri · Yorum 


Kısa Kitap Özeti

Zola, Germinal’i gerçek yaşamdan kurgulayarak, yani içinde yaşayarak, gözlemleyerek kaleme almıştır. 9 Şubat 1884’te Anzin Maden Ocakları’nda bir grev patlak verir. Zola soluğu hemen orada alır. Orada günlerce kalır. Not defteri elindedir; sorar, araştırır, gözlemlerde bulunur.Meyhanedeki maden işçileri ile konuşur. Kazılan yeni galerilere olsa olsa altmış santimlik deliklerden girilir. Maden ocağından çıkan işçilerin tanınmayacak durumda olduklarını görür. “Güldükleri zaman zenci sanırsınız.” Ocak çevresinde barakaları, barakaların içinde açlık sınırında insanları, ocaklardaki kâr hırsı ile ihmal edilmiş kolan lambaları, kazaları, ölümleri ve işçi sınıfının direnişini anlatır. Bu öyle bir kavgadır ki; sımsıcak ekmeğin kokusunu ve ılık ılık akan terin, kanın kokusunu ve bu amansız kavgayı içiçe ve usta kurgularla soluk soluğa, sanki olayın içindeymişsiniz gibi yaşatır size Zola. Aşkı, sevgiyi ve sevdayı ekmek kavgası ile ilmik ilmik işleyen dev bir roman çıkar karşınıza. Öyle bir romandır ki, bir tarafta işçi sınıfıyla örgütlü mücadele durur, diğer tarafta kuyuya yerleştirilmiş bir anarşist dinamitle birden savrulursunuz. Son nefeste dahi sevginin doruğa çıktığına ancak Germinal’de tanık olabilirsiniz. Etienne ve Catherine arasındaki ilişki, aynı zamanda bir mücadele içindeki aşkı da anlatır. Maden işçilerinin duyguları, kararmış yüzlerinden sımsıcak bir sel gibi akar yüreklere. İnsanca bir yaşam kavgası ve aşklarıyla, o dönemki gerçek maden işçilerinin yaşamını ortaya koyar Zola.

Damga – Reşat Nuri Güntekin

24 Nis 2008 · Kategoriler: Kitap Özetleri · Yorum 

KİTABIN KONUSU

Aşık olan bir delikanlının sevdiği kız uğruna hayatı boyunca hırsız damgasına vurulması ve bundan dolayı gelişen olayları anlatır.

KİTABIN ANAFİKRİ

Seven insanın gözünün kör olduğunu,bir anlık düşüncesiz hareketlerle kendi hayatını mahvedeceğini anlatır.

KİTABIN ÖZETİ

İffet hep abisinden farklı olmak ister.Bunu ilk anlayan Mahmut Efendi İffet’I hep Muzaffer’den ayrı sever.İffet , Kamiyap Kalfa sayesinde haftada iki gün Paşa babasından habersiz mahalle okuluna gider,oradaki çocuklarla arkadaşlık eder. Yazları ise Karamürsel’de Damlacık Çiftliğinde oturan Hatice halasında geçirir.Burada geçirdiği iki ay onun için çok farklıdır.Özellikle halasının anlattığı hayaletli değirmen öyküsünden çok etkilenir.Bu hikayede; “birbirini çok seven Fatma ve İsmail,İsmail’inaskere gitmesiyle ayrılırlar.Fatma İsmail’I iki yıl bekler ama çevresi ndekiler İ smail’in Yemen’e gittiğini ve oraya gidenin yaşama ihtimalinin çok az olduğunu söyleyerek Fatma’yı Gaffar Ağa’ya verirler.A radan zaman geçtikten sonra İsmail Yemen ‘de n döner ve Fatma ‘nın evlendiğini öğrenir. Yalnız ikisi de hala birbirlerini çok sever.Bunun üzerine geceleri Devamını oku

23 Nisan Kompozisyonları

21 Nis 2008 · Kategoriler: Ders Notları · Yorum 

Nisan ayı bahar mevsiminin en güzel ayıdır.

Nisanda toprak ana canlanır, bütün doğa yeniden dirilişin heyecanını yaşar. Her yer cıvıl cıvıldır. Kışın soğuk ve karanlığından kurtuluşun bir bayramını yaşar sanki bütün doğa…

23 Nisan denilince, şanlı milletim için de böyle bir yeniden doğuş ve canlanışın yaşandığı ay bakımından ne büyük bir tesadüf olduğunu düşünürüm.

Mustafa Kemal kendi kurtuluşunu yine milletin kendisinin sağlayacağını Amasya, Erzurum ve Sivas’ta anlatarak Ankara’da bir Millet Meclisi’nin toplanmasını istedi. Buna Türk Milleti hemen karşılık verdi ve 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni topladı.
Devamını oku

The Pearl by John Steinbeck

20 Nis 2008 · Kategoriler: İngilizce Özetler · Yorum 

Kino, a young pearl diver in La Paz, enjoys his simple life until the day his son, Coyotito, is stung by a scorpion. The wealthy town doctor will not treat the baby because Kino cannot pay the doctor’s fee, so Kino and his wife, Juana, are left only to hope their child is saved. That day Kino goes diving, and finds a great pearl, the Pearl of the World, and knows he is suddenly a wealthy man. The word travels quickly about the pearl and many in the town begin to plot ways to steal it.

While the townspeople plot against Kino, he dreams of marrying Juana in a church, buying a rifle, and sending Coyotito to school so that he can learn to read. Kino believes that an education will free his son from the poverty and ignorance that have oppressed their people for more than four hundred years.
Devamını oku

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Örnek Konuşma Metni

17 Nis 2008 · Kategoriler: Ders Notları · Yorum 

Bugün 23 Nisan.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920, halkın kendisini, seçtiği temsilcileri aracılığı ile yönetmeye başladığı günün adıdır. Devletimizin yönetim sisteminde bu tarihle başlayan büyük değişim, Türk Ulusu’nun binlerce yıllık tarihindeki en büyük devrimi simgeleyen 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile sonuçlanmıştır.

Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ilk Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920 gününü Ulusumuza aynı zamanda Çocuk Bayramı olarak armağan etmiş ve bu yönüyle de büyük Önderimiz dünya ölçeğindeki eşsiz liderliğini bir kez daha göstermiştir. Seksen beş yıl önce kurulan genç Cumhuriyetimiz, bu geçen süre içerisinde pek çok güçlüklere rağmen tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmiş ve Türk Ulusu ATATÜRK İlke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin temel niteliklerini özümsemiştir. Devamını oku

Sonraki sayfa »