Gülten Dayıoğlu
Gülten Dayıoğlu, (d. 1935, Emet-Kütahya). Türk roman ve öykü yazarı. Daha çok yazdığı çocuk kitaplarıyla tanınır.
İstanbul’da eski adıyla Atatürk KAĞAN Lisesi olan Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. Daha sonra okulu bıraktı. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1976′da istifa etti.
Devamını oku
Cengiz Dağcı
Cengiz Dağcı, (D. 9 Mart 1920 Kızıltaş/Yalta) Kırım Tatar roman yazarıdır.
Pek bilinmemesine rağmen Kırım Tatarca şiirleri de vardır. Gurzuf yakınında Kızıltaş (şimdiki adıyla Krasnokamenka) köyünde doğdu. Cengiz Dağcı Türkiye’ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazmış, kitaplarının ilk redaksiyonunu da şair Ziya Osman Saba yapmıştır. Türkiye’de yayınlanan eserleri sayesinde Türkiye’de birçok insan Kırım ’ı ve Kırım Tatarları ‘nın yaşantılarını öğrenmiş oldu. İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit `te yaptı. 1938′de ortaokulu bitirdi . Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı. 1941`de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946`da Londra’da Wimbledon yakınlarına yerleşti. Cengiz Dağcı vatanından ayrıldığından bu yana hiç Kırım’a gitmedi.
Eserlerinde Kırım Türklerinin Rusların zulmü altındaki hayatını anlatır. Türk edebiyatının en güçlü yazarlarındandır. Hüzünlü bir üslûbu vardır. Romanlarında Kırım Türklerinin 1928′den sonra Sovyet komünist emperyalizminin boyunduruğu altında çektiği acıları dile getirir, bir yurdun gasp edilişini anlatır. Aslında konularında büyük sömürü savaşlarında savuşan mantığın boşluğunu dolduran toplumsal çılgınlığın içinde insanın kendini arayışı, zulme başkaldırma haysiyetinin kazanılması gibi evrensel boyutlar vardır. Bunun yanında anlatılan olayların gerçekten yaşanmış olması da eserlerine ayrı bir kuvvet katmaktadır.
Devamını oku
Jules Verne
Jules Gabriel Verne (Jül Gabriel Vern), Fransız bilim kurgu yazarı (8 Şubat 1828 – 24 Mart 1905).
Fransa’nın Nantes şehrinde doğdu, yazmaya 1850 yılında başladı. İlk yazdığı eserler tiyatro oyunlarıydı. Balonla Beş Hafta adlı romanı ile büyük ün kazandı. Yazar birçok icatı önceden tahmin ettiği için “bilim falcısı” lakabı ile anılır. Denizaltı, uzay yolculuğu gibi onun zamanında olmayan birçok olayı öngördü. İnatçı Keraban adlı romanında Osmanlı İmparatorluğunu ve Türk insanını anlattı. Kitaplarında öngördüğü icatlara genelde onun kullandığı isimler verilmiştir. Jules Verne eserleri, dünyada başka dillere en çok çevrilmiş yazardır. Eserleri 148 dile çevrilmiştir.
Devamını oku
Dadaloğlu, 1785-1868
Halk şairi. Dadaloğlu’nun asıl adı Veli’dir. Babası da şairdi. Türkmen aşiretlerinin Avşar boyundandır. Divan şiirinin bütünüyle etkisinde kalmayan az sayıdaki halk şairlerimizden olan Dadaloğlu, asıl ününü Osmanlı İmparatorluğu yönetiminin giriştiği “iskan” uygulamalarına karşı çıkan şiirleriyle yaptı.
Karacaoğlan ve Köroğlu’nun çizgisindeki türküleriyle, Özellikle içli bir söyleyişe vardı. Sanatsal düzeyi oldukça yüksek olan şiirleriyle Dadaloğlu, bağlı bulunduğu göçebe aşiretlerin duyarlıklarım dile getirmeyi sürdürdü.
Bütün şiirleri, inceleme yazılarıyla birlikte yayımlandı: Cahit Öztelli, Köroğlu-Dadaloğlu (1953)
Nasreddin Hoca (1208-1284)
Sivrihisar’ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir’de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun’dur. Önce Sivrihisar’da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu’ya dönerek köy imamı oldu. 1237′de Akşehir’e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim’in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü.
Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Daha sonra Akşehir’e yerleşerek burada imamlık, kadılık ve müderrislik görevlerinde bulunur.Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır.
Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık
kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur’la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır.
Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri’nin bu yıl 49.’su gerçekleştirilecek:
Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri’nin bu yıl 49.’su gerçekleştirilecek.
Şenlik her yıl olduğu gibi bu yıl da, 5 – 10 Temmuz tarihleri arasında Türk ve yabancı misafirlerin katılımlarıyla düzenlenecek.
Şenlik Programı İçin Burayı Tıklayınız
Erdem Beyazıt (1939-2008)
1939’da Maraş’ta doğdu. İlkokul ve Lise öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı. Geçim zorluğu yüzünden 1961’de öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Hukuk Fakültesine naklederek askere gitti. Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği, kütüphane müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında genel sekreter olarak çalıştı. Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi. 1984’te Akabe A.Ş.’nin İstanbul’a taşınması kararı ile bu görevini devrederek yeniden memurluğa döndü. DPT’de sözleşmeli personel olarak çalışırken, 1987 Milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday oldu. Kahramanmaraş’tan milletvekili seçildi. TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı, İstanbul’a yerleşti. Evli ve dört çocuk babasıdır. Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır.
Aldığı Ödüller: Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü. İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.
Eserleri: Sebeb Ey İlk şiir kitabı 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları, Risaleler son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı, Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı, İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı, Gelecek Zaman Risalesi – 1998 İz Yayınları.
Şiirlerinden Bazıları;
Kuş Sayfaları
Bir tren atılır kurşun gibi geceye
Demir gibi gök yüklü tren karanlığın ürpertisine girerken
Ötede kuşlar derlenir ana olurken bir gün doğumuna
Kent horozlarla uyanır sularla gerinir zamana
geçerken ezanla
Sayfalar sayfa olurken Kuran’la
Bir kuş yağmuru boşanır bilmediğim bir yerden
Bir boranın patladığı bir yerden
Devamını oku
Marc Chagall – Fransız Ressam
(7 Temmuz 1887 – 28 Mart 1985)
Bugün Belarus sınırlarında kalan Vitebsk şehrinde Yahudi bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Resim eğitimine 1906 yılında başladı. 1907 – 1910 yılları arasında St. Petersburg’da, 1910 – 1914 yılları arasında ise Paris’te yaşadı. 1914 yılında doğduğu kente döndü. 1915 yılında Bella Rosenfeld ile evlendi. Bir yıl sonra kızları İda doğdu. 1917 Rus İhtilalinde devrimcileri destekledi. Ancak Sovyet rejiminden hoşnut kalmadı ve 1923 yılında Paris’e döndü. 1937′de Fransa’dan vatandaşlık aldı. 2. Dünya Savaşı patlak verince Nazilerden kaçarak ABD’ye sığındı. 1944′te resimlerine sıkça konu olan eşi öldü. 1946′da Avrupa’ya döndü. 1952′de tekrar evlendi. 1985′te 97 yaşında Fransa’da öldü. Fransa’nın Nice şehrinde ve doğduğu Vitebsk şehrinde adını taşıyan birer müze vardır.

Avangart bir sanat anlayışı olan Chagall’ın eserlerini herhangi bir akım altında sınıflandırmak zordur. Fovizm ve Kübizm’e yaklaştığı söylenebilir. Eserlerinde Yahudi geleneğine ait dini temalara sıkça rastlanır. Resimleri ve vitrayları dünyanın çeşitli şehirlerinde sergilenmektedir.

Biyografi kaynağı: Vikipedi
Resimler: 9sn.net
Dede Korkut
Dede Korkut, Oğuz boylarının destanlaşmış hikayelerim derli toplu bir biçimde aktaran bir anlatıcıdır. Dede Korkut’un anlattığı hikayeler ancak XV. yüzyılda yazıya geçirilebilmiştir.
Türk edebiyatının ilk ürünlerinden olan Dede Korkut Hikayeleri, Türk boylarının Kafkasya ve Azerbaycan yörelerindeki yerleşme, yurt kurma uğraşlarım ve akınlarım konu alır.

