<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özetleri</title>
	<atom:link href="http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com</link>
	<description>Bedava Kitap Okuma, Bedava Kitap Özetleri, İngilizce Kitap Özetleri, Kitaplar, Kitap İndir, e-Kitap</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Dec 2010 11:14:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>MO&#8217;NUN GİZEMİ &#8211; Gülten Dayıoğlu</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/monun-gizemi-gulten-dayioglu.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/monun-gizemi-gulten-dayioglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 17:50:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[gülten dayıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[macera kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[MO'NUN GİZEMİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/?p=1208</guid>
		<description><![CDATA[Avustralya&#8217;ya gidiyordum. Uçakta, her haliyle garip ve gizemli , genç bir adamla tanıştım. Kendisi Genetik Mühendisiydi. Onunla İnsan kopyalama olgusu üzerine , ürperti verici konuşmalar yaptık. Daha sonra o bana , roman yazmam için , yürek hoplatıcı bir serüven aktardı. Bu serüveni , birbirlerine tutkulu bir aşkla bağlı olan Defne ve Burç adında , liseli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 2px 5px;" title="Monun gizemi" src="http://www.gultendayioglu.com/kitap_img/monun_gizemi.jpg" alt="" width="200" height="280" />Avustralya&#8217;ya gidiyordum. Uçakta, her haliyle garip ve gizemli , genç bir adamla tanıştım. Kendisi Genetik Mühendisiydi. Onunla İnsan kopyalama olgusu üzerine , ürperti verici konuşmalar yaptık. Daha sonra o bana , roman yazmam için , yürek hoplatıcı bir serüven aktardı. Bu serüveni , birbirlerine tutkulu bir aşkla bağlı olan Defne ve Burç adında , liseli iki genç yaşamıştı. Böylece her sayfasında, acaba sorusuyla insanı kuşatan, bu soluk kesici roman ortaya çıktı.</p>
<p>Ne var ki, Bu olayda aklıma takılan bazı soruların yanıtlarını , hala bulabilmiş değilim : Yok arkadaşım Burç, gerçek bir insan mıydı? Yoksa ben, gen teknolojisi ve canlı kopyalama yöntemiyle , laboratuvarda oluşturulmuş , biriyle mi yolculuk yapmıştım? Okurlarımdan bu romanla ilgili olarak bana gelen, övgülerle birlikte &#8220;Bu roman gerçek mi ? Mo diye bir yaratık var mı ?&#8221; sorularını içeren mektup ,faks ve e.mail&#8217;ler den anladığım kadarıyla sevgili gençler, Mo&#8217;nun gizemiyle adamakıllı kuşatılmış durumdalar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/monun-gizemi-gulten-dayioglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 08:07:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ders Notları]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs gösterileri]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs önemi]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami.html</guid>
		<description><![CDATA[19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal&#8217;in Samsun&#8217;a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır. 1914&#8242;de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa&#8217;nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaş­ta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal&#8217;in Samsun&#8217;a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.</p>
<p>1914&#8242;de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa&#8217;nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaş­ta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıl­dık. Savaş sonunda Mondros Silah Bırakışması imzalandı. Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay&#8217;a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon&#8217;a; İtalyanlar Antalya&#8217;ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir’e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu.</p>
<p>Trablusgarp&#8217;da Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Anafartalar&#8217;da düşman güçlerini yenen Mustafa Kemal bu kez yurdumuzu kurtarmak için Anadolu&#8217;ya geçmeye karar verdi. 16 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru&#8217;na bindi. Bu yolculuğu General Hikmet Gerçekçi şöyle anlatıyor : «Karargah üstlerinin hemen hepsini deniz tutmuştu.<span id="more-513"></span> Kimse kamarasından dışarı çıkamıyordu. Samsun&#8217;a az bir yolumuz kalmıştı. Herhangi bir terslik çıkmazsa, çok değil yarın sabah orada olacağımızı ümit ediyorduk, bu düşünceler içinde güvertede ellerimle küpeşte demirini tuta tuta yürümeye çalışırken O&#8217;nun kamarasından çıktığını gördüm. Sert bakışlarıyla ufka bir göz gezdirdikten sonra kaptan köşküne çıktılar. Bandırma vapurunda hemen herkesi deniz tutmuştu, oysa Mustafa Kemal dipdiriydi ve çok sağlıklıydı. Kıyı bir ana baba günü halini aldı. Gemimiz demir atınca coşkun gösteriler yükseldi. Hemen ardından geminin etrafını kayıklar aldı. Halkın bu coşkun gösterisini görünce boğazıma bir şey tıkandı, gözlerim yaşardı. Vapur 19 Mayıs sabahı Samsun Limanına yanaştı. Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun&#8217;da sevinç gösterileri ile karşılandı.» Burada bir hafta kalan Mustafa Kemal Paşa, 27 Mayıs günü Havza&#8217;ya geldi. Çalışmalarını burada da sürdürdü.</p>
<p>Mustafa Kemal, Amasya&#8217;da yayınladığı genelge ile ulusu, ülkenin bütünlüğünü, bağımsızlığını kurtarmak için birlikte çalışmaya çağırdı. İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın bu çalışmalarından hoşnut değil­di. Harbiye Bakanı Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı İstanbul’a çağırdı. Bunun üzerine M. Kemal Paşa padişaha telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi.  Mustafa Kemal Paşa bundan böyle çalışmalarına sade bir yurttaş olarak devam etti. 4 Eylül günü Sivas’a gitti. Sivas Kongresi&#8217;nde «Ya bağımsızlık, Ya ölüm» ilkesi kabul edilerek yurt düşmandan kurtarılıncaya dek savaşmaya and içildi.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa Sivas&#8217;tan sonra Ankara&#8217;ya geldi 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi&#8217;ni topladı. Meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Paşa düzenli ordular kurdu. Bu ordular düşmanlarla çarpışmaya başladı. Birinci İnönü, ikinci İnönü, Sakarya ve Başkomutanlık Meydan Savaşı sonunda yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.</p>
<p>19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. Bugün aynı zamanda Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı&#8217;mızdır. Spor beden eğitimidir. Spor bedeni geliştirir. Sağlıklı olmamızı sağlar. Spor yapanlar hayatta daha başarılı olurlar. İyi bir sporcu sağlam bedenli, becerikli ve başa­rılı bir insandır, içki, sigara kumar gibi alışkanlıkları yoktur. Spor kötü alış­kanlıkların edinilmesine fırsat vermez.</p>
<p>İlk, orta, lise ve dengi okullarımızda izci örgütleri vardır. İlk okullar­daki bu örgüte küçük izci denir, izcilik, öğrencileri yaşamın güçlüklerine alıştırır. İzcilerin özel giysileri, çantaları, mataraları, ipleri ve çakıları vardır. Beden eğitimi öğretmenleri izcilere yürüyüşler yaptırır. İzciler için yaz aylarında ormanda, yaylada, göl ve deniz kıyısında izci kampları kurulur. Bu kamplarda izciler yaşamın güçlüklerine alışırlar.</p>
<p>19 Mayıs&#8217;ta yurdumuzun her yerinde izciler, öğrenciler ve gençler spor gösterileri yaparlar.</p>
<p>19 Mayıs; 1981 yılından başlayarak «Atatürk&#8217;ü Anma Günü» olarak da kutlanmaya başlandı. Atatürk bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs&#8217;ta doğdum» demiştir. 19 Mayıs bir yandan Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlan­gıcı öte yandan ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk&#8217;ün doğum yıldönümü olarak törenlerle kutlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel Yurdum &#8211; 23 Nisan Şarkısı</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/guzel-yurdum-23-nisan-sarkisi.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/guzel-yurdum-23-nisan-sarkisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Apr 2010 22:58:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ders Notları]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan çocuk şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan şarkıları dinle]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yurdum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/guzel-yurdum-23-nisan-sarkisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Güzel Yurdum (Söz: Hamdi TUNCER &#8211; Muzik: Salih AYDOĞAN) Dinleyin:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: small;"><a href="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/guzel_yurdum.mp3" target="_blank">Güzel                      Yurdum</a> </span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: xx-small;"><strong><span style="font-family: Comic Sans MS; font-size: x-small;"><span style="font-size: xx-small;">(Söz:                      Hamdi TUNCER &#8211; Muzik: Salih AYDOĞAN)</span></span></strong></span></p>
<h2><span style="color: #800000;">Dinleyin: </span></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/guzel-yurdum-23-nisan-sarkisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/guzel_yurdum.mp3" length="2180493" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>23 Nisan ile ilgili güzel sözler</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/23-nisan-ile-ilgili-guzel-sozler.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/23-nisan-ile-ilgili-guzel-sozler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 08:53:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ders Notları]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan ile ilgili güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan nedir]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan ve atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[belirli gün ve haftalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/23-nisan-ile-ilgili-guzel-sozler.html</guid>
		<description><![CDATA[* Yeni Türkiye Devleti’nin yapısının ruhu, milli egemenliktir. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. * Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza kadar Türk olarak yaşayacaktır. * Korku üzerine hakimiyet bina edilmez. ATATÜRK&#8217;ÜN ULUSAL EGEMENLİK İLE İLGİLİ SÖZLERİ; * Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir. * Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Yeni Türkiye Devleti’nin yapısının ruhu, milli egemenliktir. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir.<br />
* Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza kadar Türk olarak yaşayacaktır.<br />
* Korku üzerine hakimiyet bina edilmez.</p>
<p>ATATÜRK&#8217;ÜN ULUSAL EGEMENLİK İLE İLGİLİ SÖZLERİ;</p>
<p>* Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.<br />
* Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir.<br />
* Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.<br />
* Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/23-nisan-ile-ilgili-guzel-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Define Adası Kitabının Özeti</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/define-adasi-kitabinin-ozeti.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/define-adasi-kitabinin-ozeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 18:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[100 Temel Eser (İlköğretim)]]></category>
		<category><![CDATA[define adası]]></category>
		<category><![CDATA[define adası özeti]]></category>
		<category><![CDATA[define adasının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[hazine adası]]></category>
		<category><![CDATA[kısa kitap özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/?p=1193</guid>
		<description><![CDATA[Kitap Hakkında Bilgi: Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır. Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kitap Hakkında Bilgi:</strong><br />
Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır.</p>
<p>Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, omuzunda papağanı ile belleğimizde canlandırdığımız korsan kavramları üzerinde Define Adasının büyük etkisi olmuştur.</p>
<p>Stevenson Define Adası’nı yazmaya başladığında 30 yaşındaydı, bu onun bir romancı olarak ilk başarısı olacaktı. İlk onbeş bölüm 1881′de İskoçya yaylalarında bulunan Braemar’da yazıldı.</p>
<p><strong>Kitap Özeti:</strong><br />
Babam, annem ve ben İngiltere’nin batı sahillerinde, küçük bir kasabada, küçük bir hanı işletiyorduk. Ben, on on iki yaşlarıdayken, bir gün hana iri yarı, kir pas içinde, suratında yara izi olan, denizci birisi geldi. Hanımızı beğendiği için kalacağını, fazla yemek ve yer seçici olmadığın belirtti ve üç altını çıkartıp masanın üzerine avans olarak koydu.</p>
<p>Bir gün bana, dikkatli olup, bir ayağı tahta olan bir denizciyi gördüğümde, kendisine haber verirsem, ayda dört peni kazana­cağımı söyledi. Ben de kabul ettim. O günden sonra gözümü dört açtım.<br />
Akşamlan içiyor, maceralarım anlatıyor, milleti kendisini dinlemesi için zorluyordu. Müşteriler ondan çekindikleri için seslerini çıkaramryorlardı ama her geçen gün de handan çekiliyor­lardı. Babam, “eyvah, bu gidişle iflas edeceğiz” diyordu. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen handan gitmeye niyeti yok gibiydi. Bir müddet sonra ne bana, ne de babama para vermez oldu. Gün geçtikçe borcu birikiyordu. Babamla sık sık tartışıyorlardı. Bir tartışma sırasında, babam kalp krizi geçirdi. Gelen doktor, aynı zamanda bölge polisi imiş. Kaptanın eli bıçaklı halini görünce, ona kızdı ve bir suç işlerse hapse tıkacağını belirtti. Ne hazin ki, birkaç gün sonra babam öldü.</p>
<p>Babam ölmeden birkaç gün Önce, bîr denizci gelip, “Bili bu­rada mı?” diye sordu. Tarifinden kaptanı aradığını anlamıştım. Bir müddet sonra, kaptan uzaktan görünce saklandı. Kaptan içeri girip oturduktan sonra, birden bire ortaya çıkıp, afallayan kapta­nın yanına gidip oturdu. Biraz sonra karşılıklı olarak bıçaklarını çektiler ve kapıştılar. Sonra, bizim kaptan diğerini önüne katıp kovaladı, ama biraz sonra da bayılıp yere düştü. Meğer, sara nö­beti geçiriyormuş. Babamı kontrole gelen doktor onu da muayene etti ve böyle içmeye devam ederse çok yakında öleceğini söyledi.</p>
<p>Bu arada da babam öldü.<br />
Birkaç gün sonra, kör bir adam gelip, kaptanla görüştü. Git­tikten sonra, kaptan “bana altı saat süre tanıyorlar” dedi, ama birkaç dakika sonra da sarsıla sarsıla Öldü. Bu kısa süre içinde gördüğüm ikinci ölümdü.<br />
<span id="more-1193"></span><br />
Annemle, ölünün başında bir müddet bekledikten sonra, yardım almak için köye gittik. Kaptan Flint ismini duyan, hiç kimse yanımıza yaklaşamıyordu. Mecburen, yine yalnız başımıza hana geldik. Kaptanın odasına çıkarak, sandığını açtık, gelenler olduğu için acele ile, bazı kağıtları ve paralan alıp handan çıktık. İlerde bir yere saklandık ve biraz sonra yedi sekiz kişinin ellerinde meşalelerle hanın kapısında olduklarını gördük. Sonra içeri girdi­ler. Bir müddet sonra aralarında tartışmaya, sonra da duydukları at sesleri nedeniyle kaçmaya başladılar. Sadece kör kaptan ortada kalmıştı. Hızla gelen atlılardan birisinin çarpmasıyla o da öldü. Koşa koşa annemin yanına gittim. Kadıncağız, korkusundan sin­miş kalmıştı. Beni görünce, sarılıp ağladı.<br />
Gümrükçüler, kaçanları kovaladılar. Ancak, çoktan gemile­rine atlayıp kaçmışlardı. Hana girdiğimizde, bu kadar kısa süre­de, nasıl böyle altını üstüne getirebildikleri hayret verici bir olay­dı. Gümrükçülerin başı Jack bunun sebebini öğrenmek istedikle­rinde koynumdaki muşambayı gösterdim. Hep birlikte doktorun yanına gittik. Doktor ve Jack bana iltifat ettiler ve kahraman bir çocuk olduğumu söylediler.<br />
Anlaşılan oydu ki, Kaptan Flint denen adam çok tehlikeli bir korsandı ve bir yerlere gizlemiş olduğu hazinesi vardı. O, para peşinde değil, hazinenin yerini gösteren haritanın peşinde idi. Ve bu harita, koynumdan çıkardığım muşambadaki kağıtların ara­sında idi.</p>
<p>Şimdi hedef hazineyi bulmaktı. Ayarlanan bir gemi ile yola çıkacaktık. Hazine falan umurumda değildi. Böyle bir yolculuk yapacağım için çok heyecanlı ve sevinçliydim.</p>
<p>Nihayet, Brİstol limanından, denize açıldık. Yolculuğumuz genellikle sakin geçiyordu. Adaya varmamıza bir iki gün yolu­muz kalmıştı. Akşam vakti elma almak için girdiğim fıçının içinde iken, ayru zamanda aşçılık da yapan tek bacaklı gemici Silver geldi ve fıçının üstüne oturdu. Tam sevinçle kendisine seslenecek­tim ki başka bir gemici ile konuşmalarını duyunca vaz geçtim. Anladığım kadarıyla, bunların hepsi korsandı. Silver de bizim kaptanın korkuyla kaçtığı tek bacaklı meşhur korsandan başkası değildi. O andan sonra, gemideki birçok namuslu insanın hayatı bana bağlıydı. Fıçıdan çıkınca, hemen kaptan, kont ve doktorla bir araya geldim ve tüm duyduklarımı anlattım.</p>
<p>Adaya varınca, ben de karaya çıkanlar arasmdaydım. Ko­nuşmamıza göre Kont, doktor ve kaptan gemide kalmışlardı. Bir ara Silver ile arkadaşı Tom’un konuşmalarını duydum. Hemen saklanıp, dinledim. Tom, Silver’e karşı çıkıyordu. Bunun üzerine Silver, Tom’u bıçağıyla öldürdü. Çok korkmuştum. Hemen gö­rünmeden kaçmaya başladım. Epeyce koştuktan sonra, burada yamyam gibi bir adamla karşılaştım. Yanımda tabancam olduğu için, karşısına dikildim. Sonra, adamda benim zararsız olduğumu anlayınca konuşmaya başladık. İsmi Benjamin Gunn olan gemici, üç yıl önce burada tek başına yaşamaya mahkum edilmişti. Ona karşı bîr yakınlık duyuyordum.</p>
<p>Birden bir patlama sesi duyduk. Anlaşılan savaş başlamıştı. Hemen, Gunn’Ia beraber, limana doğru koştuk. Yolda, Gunn’la birbirimizi kaybettik. Koşa koşa limana yaklaştığımda, doktor ve kaptanın diğer gemicilerle bir arada olduklarını gördüm. Gemiyi terk etmişlerdi. Onlara gördüğüm her şeyi anlattım. Onlarda, gemiyi ele geçirecek iken, ben olmadığım için bu plandan vazge­çip, karaya çıkmışlar. Tom’un Ölüm çığlığını benim zannederek, geri dönmüş ve gemide lazım olacak ne varsa bir kayığa yükleyip, yeniden adaya çıkmışlar. Tabii, gemidekiler bunları görünce, top ateşine tutmuşlar ancak, isabet ettirememişler. Karaya çıkınca, bu sefer de karadakilerle silahlı çatışmaya girmişler. Neticede, bu kütükten eve sığınmışlardı.</p>
<p>Bir müddet sonra, Silver ve adamları yakınımıza kadar gelip, anlaşmak İstediklerini söylediler. Kaptan onlara, “Şayet teslim olursanız, hayatınızı bağışlar, sizi en yakın cezaevine bırakırım. Yoksa teker teker Öleceksiniz” dedi. Kızgınlıkla gerisin geriye gittiler. Sonra, kaptan hepimizi mevzilere yerleştirdi ve nasıl savaşacağımızı anlattı.</p>
<p>Nitekim, çok geçmeden dört bir yandan ateş etmeye başladı­lar. Hızla, bulunduğumuz yere doğru ilerliyorlardı. Artık kavga, kılıç ve tabanca ile oluyordu. Sonuçta, bizden üç, onlardan altı kişi ölmüştü.<br />
Kaptanın yarası pek ağır değildi. Doktor, onun yarasını sar­dıktan sonra, dışarı çıktı. Anladığım kadarıyla, Benjamin Gunn’u bulmaya gitmişti. Ben de, yanıma iki tabanca, mermi ve peksimet alarak, kafamdaki planı gerçekleştirmek için kimseye söylemeden dışarı çıktım. Söyleseydim, bırakmazlardı. Niyetim kıyıya kadar gitmek ve bağlı olan geminin halatlarını kesmekti. Kayığa bindim ve sessizce gemiye yaklaşıp, halatı kestim. Gemidekiler farkına varmamışlardı. Aniden, aklıma gemiye çıkıp ve onların sarhoş-hıklarından faydalanarak gemiyi ele geçirmek geldi. Bir yolunu bulup gemiye çıktığımda, ortalıklarda kimseyi göremedim. Sonra, kilere doğru ilerlerken yerde yaralı yatan Hands’ı gördüm. Belli ki, diğer korsanlar tarafından yaralanmıştı. Onunla konuşup, anlaştım. Hands’m yaralarını sardım ve onun yönlendirmesiyle gemiyi Define Adası’na doğru yönlendirerek gitmesini sağladım. Yalnız, Hands’un yüzündeki ifadeyi hiç beğenmiyordum. Nite-kim bir müddet sonra, gemimiz karaya oturduğunda, sinsice arkamdan saldırdı. Hatta beni bıçakladı da. Ben de iki tabancamı birden ateşleyerek onu öldürdüm.<br />
Yaramdan dolayı acılar içerisinde kıvranmama rağmen, ge­mide tehlike kalmadığı için rahattım. Kayalara çarptığı için yan yatmış bulunan gemiden çıktım ve yürüyerek kıyıya vardım. Amacım, kaîedekilerîn yanma varmaktı. Bizimkilere sürpriz yapmak için sessizce içeri girmiştim ki kendimi birden bire kor­sanların ortasında buldum. Korsanlar, kütükten evi ele geçirmiş­lerdi. Silver, alaycı bir şekilde “Demek döndün ha, Jack” diyordu. Bir şey vardı ki, benim diğerlerinden ayrılmış olduğumu zanne­diyorlardı. Sevindirici başka bir şey daha vardı ki, doktor, kaptan ve diğerleri ölmemiş, korsanların dediğine göre, onlarla anlaşarak her şeyi bırakıp, ayrılmışlardı.</p>
<p>Ben de, bütün gelişmeleri, geminin durumunu ve ölen adam­ları anlatarak, onlara meydan okur bir şekilde, dediklerimi yapmalarını söyledim. Bazı korsanlar üzerime saldıracaklardı ki Sİlver bırakmadı.<br />
Sonra olaylar şöyle gelişti: Hep birlikte defineyi kazmak için gittik. Kazdığımız yerde, define falan yoktu. Birisi, daha Önce, bulmuş ve götürmüştü. Silver bana bir tabanca verdi ve hazır olmamı söyledi. Nitekim biraz sonra, ağaçların arasından korsan­ların üzerine kurşun yağmaya başladı. Biraz sonra, korsanların üçü Öldürülmüş, ikisi ise kaçmıştı.</p>
<p>Meğer, Silver ve doktor anlaşarak planları yapmışlar. Benjamin Gunn’da bu plandaki rolünü çok güzel oynamış. Hazi­neyi oradan çıkarıp, kaldığı yere götüren de Benjamin’den başkası değilmiş.<br />
Ertesi sabah erkenden toplanma hazırlıklarına başladık. Her millitenin parası ve altını mevcuttu. Tam üç gün, paralan çuvalla­ra yerleştirrhekle geçti. Kaçan korsanların adada bırakılması, yan-lanna yiyecek ve erzak verilmesi kararlaştırıldı. Sonra da demir alarak yola koyulduk. Birkaç gün sonra güzel bir körfeze girerek, demir attık. O günün, gecesi, Silveç yanına bir miktar para da alarak gemiden kaçtı. Bir bakıma iyi de oldu.</p>
<p>Bu limanda bir hafta kaldıktan sonra, rahat bir yolculuk ya­parak Bristol’a vardık. Paralan, ve altınları aramızda paşlaştık. Ben, annemin yanma gelerek, tekrar hanı işletmeye başladık. Tabii ki artık işleri hizmetçilerimiz görüyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/define-adasi-kitabinin-ozeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Islahat Fermanı</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/islahat-fermani.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/islahat-fermani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 22:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[ıslahat fermanı]]></category>
		<category><![CDATA[Islahat Fermanı Maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Islahat Fermanı Şartları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/islahat-fermani.html</guid>
		<description><![CDATA[1) Ülkede bulunan hıristiyan ve diğer gayri müslimlere, ecdadım tarafından daha önce verilen her türlü ayrıcalık ve bağışıklık aynen yürürlüktedir. Bunun için hıristiyan ve diğer gayri müslim toplumları özellikle Patrikhanelerde oluşturulacak meclislerce, fetihler babası İkinci Sultan Mehmet&#8217;in patrik ve piskoposlara lütfettikleri izinlerde dahil olmak üzere bu ayrıcalık (imtiyaz) ve bağışıklıklar (Muafiyet) yeniden gözden geçirilerek: a) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1) Ülkede bulunan hıristiyan ve diğer gayri müslimlere, ecdadım tarafından daha önce verilen her türlü ayrıcalık ve bağışıklık aynen yürürlüktedir. Bunun için hıristiyan ve diğer gayri müslim toplumları özellikle Patrikhanelerde oluşturulacak meclislerce, fetihler babası İkinci Sultan Mehmet&#8217;in patrik ve piskoposlara lütfettikleri izinlerde dahil olmak üzere bu ayrıcalık (imtiyaz) ve bağışıklıklar (Muafiyet) yeniden gözden geçirilerek:</p>
<p>a) Patriklerin seçim usulleri, toplumların Bab-ı Ali ile anlaşmaları halinde tespit edilecek esaslar dahilinde yeniden yapılacak seçim sonunda Patriklik Beratı onaylanmak koşulu ile bu kişiler ömürboyu görevde kalabileceklerdir.</p>
<p>b) Rahiplere her ne ad altında olursa olsun; hediye, bahşiş verilemez ve alamaz ve gelir getirebilecek kaynaklar oluşturulamaz. Bunların yerine Patriklere ve toplum başlarına belirli gelir tahsis edilir ve diğer ruhbanlara derecelerine ve gördükleri işin taşıdığı öneme göre hakkaniyete uygun maaş verilecektir.</p>
<p>c) Hıristiyan ve sair gayri müslim toplumun taşınır ve taşınmaz mallar ile şehir kasaba ve nahiyelerde mevcud olup toplumlar tarafından görevlendirilmiş kişilerin veya topluluğun idarelerindeki binalar, okullar, hastaneler, mezarlık gibi yerler oldukları gibi korunacak, tamir ve ıslahlarına engel olunmayacak ve fakat yeniden yapılacaklar için yerel idarelerin onama ve onayı alınacaktır.<span id="more-91"></span></p>
<p>2) Her toplum, diğer toplum ile birlikte hareket etmemek koşulu ile ayinlerini serbestçe yapabilecektir. Gerekli tedbirler idarece alınacaktır.</p>
<p>3) Mezhep, dil, cinsiyet gibi hususlarda bir sınıfın diğer sınıf hakkında küçültücü söz, yazı, davranışlar ve namusa dokunacak her türlü tanım ve niteleme tamamen ve kesinlikle yasaktır.</p>
<p>4) Hiç kimse din değiştirme hususunda zorlanamaz.</p>
<p>5) Hangi din mezhep ve ulustan olursa olsun, kendi kabiliyet ve ehliyetlerine göre, yürürlükteki mevzuat dahilinde kamu hizmetlerine girmeleri serbesttir.</p>
<p>6) her toplum, ilgili bakanlığın gözetim ve denetiminde olmak koşulu ile; eğitim, zenaat ve sanayie dair okullar açabilirler. Buralarda görev alacak öğretmenler ve ders programı toplum ve idarece oluşturulacak karma bir meclis tarafından onaylanmak ve Ferman onama koşuluna bağlıdır.</p>
<p>7) Müslüman ile hıristiyan ve sair gayri müslim arasında veya hıristiyan ile diğer gayri müslimlerin birbirleri arasında ticaret ve cinayete dair uyuşmazlıkları karma mahkemelerde görülecektir.</p>
<p>Duruşmalar açıktır. Tanıklar kendi inanç ve mezheplerine uygun olarak yemin ederler.</p>
<p>Hukuk davaları eyalet ve illerde vali ve kadıların hazır bulundukları mahkemelerde hakimler tarafından şeriat ve yasalar hükümlerine göre görülecektir.</p>
<p>Hıristiyanlar ile gayri müslimler arasındaki veraset davalarının sahipleri istedikleri takdirde davalarının patrik veya ruhani meclislere gönderilmesini isteyebilirler.</p>
<p>Duruşmalar sür&#8217;atle tamamlanarak tutanaklar ülkede mevcut tercümanlara tercüme ettirilir. Davalar insan haklarına ve adalete uygun şekilde sonuçlandırılır.</p>
<p>Tutuklama ve göz altında bulundurma mümkün olduğunca kısa süreli olmalıdır.</p>
<p>Hapishanelerde işkence, eziyet ve cismani ceza uygulanması kesinlikle yasaktır. Aksine davrananlar veya emredenler cezalandırılırlar.</p>
<p>8 ) Vergilerde eşitlik esastır.</p>
<p>9) Hıristiyan ve diğer gayri müslimler de, müslümanlar gibi askerlik görevlerini yaparlar. Bedel veya para ödemek suretiyle kısa süreli askerlik yapılabilir. Bu gibilerin askerlik sınıflarının ve sınıflar içindeki görevlerinin tayin ve tespiti askeri makamlara aittir.</p>
<p>10) Eyalet ve il meclislerine, seçilme belirli usul ve esaslara göre yapılır. Toplumlar oranlarına göre temsil edilirler.</p>
<p>11) Alış-veriş ve mülk edinme konusundaki yasa ve tüzükler, bütün vatandaşlar hakkında eşitlik ilkesi içinde uygulanır.</p>
<p>12) Eyalet ve il meclislerine üyeler 1 Yıl için seçilirler.</p>
<p>13) Yasa ve tüzükler bütün vatandaşlar arasında eşitlikle uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/islahat-fermani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı Zeybek Atatürk’ün Son 300 Günü &#8211; Can DÜNDAR</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sari-zeybek-ataturk%e2%80%99un-son-300-gunu-can-dundar.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sari-zeybek-ataturk%e2%80%99un-son-300-gunu-can-dundar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 11:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Can DÜNDAR]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Zeybek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sari-zeybek-ataturk%e2%80%99un-son-300-gunu-can-dundar.html</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN ÖZETİ Bu kitapta Atatürk’ün fazla bilinmeyen yönlerine ışık tutmak amacıyla, onun son 300 gününe tanıklık etmiş kişilerin yazdıkları ya da anlattıklarından faydalanılmıştır. Atatürk’ün hayatından alınan bu küçük kesitler birleştirildiğinde, büyük bir devlet adamlığının ve insanlık erdemlerinin pek çok unsurunu üzerinde taşıyan, oldukça ilginç ve sevimli bir portre ortaya çıkmaktadır. Atatürk’ün kabına sığmayan mizacı, hastalığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİTABIN ÖZETİ</strong></p>
<p>Bu kitapta Atatürk’ün fazla bilinmeyen yönlerine ışık tutmak amacıyla, onun son 300 gününe tanıklık etmiş kişilerin yazdıkları ya da anlattıklarından faydalanılmıştır. Atatürk’ün hayatından alınan bu küçük kesitler birleştirildiğinde, büyük bir devlet adamlığının ve insanlık erdemlerinin pek çok unsurunu üzerinde taşıyan, oldukça ilginç ve sevimli bir portre ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Atatürk’ün kabına sığmayan mizacı, hastalığında kendisine getirilen müeyyidelerde belirginleşmektedir. Doktorlar sigarayı günde 10 adet ile sınırlamaktadır. Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’ın anlattığına göre, Atatürk bir yolunu bulup istediği kadar sigara ve kahve içmeye devam etmiştir (Sayfa: 15-16) <span id="more-203"></span>.<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p>Falih Rıfkı Atay, Cumhuriyet’in 10ncu yılını kutlamaya hazırlandıkları günlerde, onca iş ve yoğunlukta bile sıkılan ve yalnızlık duyan Atatürk için şu sözleri sarf eder: “Çankaya Köşk’ünde yapacak bir iş bulamadığı için iç sıkıntısına tutulduğu vakit, kendisini cangıldan alınarak kafese konmuş bir aslana benzetirdim” (Sayfa: 20). Atatürk’ün yalnızlıktan kurtuluş yöntemi de oldukça ilginçtir. Saraydan gizlice kaçarak, Boğazda bir Rum meyhanesinde balıkçılarla kol kola horon tepmektedir. Korumalar geldiğinde ise “yakalandık” diye söylenmesi onun hoş çocuksu duygularını açığa çıkarmaktadır (Sayfa:22).</p>
<p>Dündar’ın verdiği örneklere göre Atatürk için sofra, “Bilgeler Meclisi” ya da “Danışma Kuruluydu.” Masanın yanında her zaman yazı tahtası bulundurmakta, daima yüksek şahsiyetlere danışma ve bilgilenme amaçlı yemek vermektedir. Ayrıca, F. Rıfkı Atay’ın anlattığına göre bir vazifede kullanacağı adamları hiç söylemeksizin, hissettirmeksizin, sofrada uygun anlarda türlü yönlerden yoklamaktadır (Sayfa:24). Ayrıca içki aldıktan sonra hafızasının zayıfladığına pek rastlanılmadığı da anlatılmaktadır.<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p>Atatürk’ün vücutça ve kafaca güçlülüğü, 10 ncu yıl nutkunu yazdırırken kaç gece sabahladığı ve o dimdik ayaktayken, metni dikte ettirdiği gençlerin nasıl uyku için nöbet değiştirdikleri, örnek verilerek vurgulanmıştır (Sayfa:24). Ayrıca, oldukça hasta olmasına rağmen yatağında Güneş Dil Teorisi üzerinde çalıştığı da anlatılmıştır (Sayfa: 37).</p>
<p>Atatürk’ün Cumhurbaşkanı olmasından sonra sorumlu devlet adamı olarak hükümete ince bir strateji ile yol göstermesi de oldukça ilginçtir. Asım Us takma adını kullanarak hükümeti eleştiren yazar, gerçekte, Mustafa Kemal Atatürk’tür (Sayfa:27).</p>
<p>Atatürk’ün insani yönüne ve engin hayat felsefesine güzel bir örnek de İsmet İnönü ile aralarının açılması ve İnönü’nün Başvekillikten ayrılmasından sonra Genel Sekreterine verdiği şu öğütlerde bulunabilir: ” Biliyorsun, bizde, bilhassa politikacılar arasında kökleşmiş, çok kötü bir itiyad mevcuttur. Bir adam makamdan çekildi mi derhal etrafı boşalır, en yakını gibi görünen kimseler tarafından dahi terk edilir. Bu sefer arkadaşlar bunun tersini yapmalı. Bu sakim itiyadı, medeni insanlara yakışan hareketleriyle fiilen ortadan kaldırmak yoluna gitmelidirler … İşte bunu sağlamaya çalışmalıyız” (Sayfa:34).</p>
<p>Atatürk’ün Türk müziği hakkında söyledikleri bütün Türk halkının duygularına tercüman olmaktadır: “Biz bir Türk bestesini dinlediğimiz zaman, ondan, geçmişin uyanma bırakması lazım gelen hikayesini, kalbimize giren oklar gibi duymak isteriz. Acı olsun, tatlı olsun biz bir beste dinlerken farkında olmaksızın hislerimizin inceldiğini duymak isteriz” (Sayfa:41).</p>
<p>Atatürk’ün şövalye ruhu Tanburi Selahattin’in verdiği tanburu çalarken tellerden birinin kopması üzerine “İnsan bilmediği işe burnunu sokmamalı” davranışında da kendini göstermektedir. Aynı gün şık elbiseleri ile bir baloya katılmış ve kendisine takdim edilen bayanları nazikçe selamlamıştır . Akabinde bir vals başlayınca 18 yaşında bir genç çevikliği ile piste çıktığı görülmüştür (Sayfa:55 ). Daha sonra, orkestraya “Sarı Zeybek” çalmalarını söyleyerek, dizlerini yere vura vura, Aydın efelerine taş çıkartırcasına oynaması, izleyicileri büyülemiştir (Sayfa:57). Üstelik, O bunları yaparak etrafa neşe saçarken, oldukça hasta ve acılar içindedir. Atatürk’e karaciğerinin hasta olduğu teşhisi konduğu gece Melek Tokgöz’ün konserine gitmiştir (Sayfa: 67).<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p>Hastalığının tedavisi için yabancı doktorların davetini” Ortada Hatay meselesi var. Hastalığım duyulursa fena olur” diyerek, memleket meselelerini şahsi menfaatlerden de öte, canından üstün tuttuğunu göstermiştir (Sayfa: 63). Durum daha da ciddileşip hastalığı saklanamaz hale geldiğinde ve dedikoduların arttığı bir dönemde, dimdik ayakta olduğu mesajını vermek için Mersin’de 19 Mayıs kutlamalarına katılmaya karar vererek, Fransız sefirine şöyle kükremiştir: “Milletime söz verdim; Hatay’ı alacağım. Namusum üzerine söylüyorum ki, o Türk toprağını Fransızlara bırakmayacağım. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam, yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim yenilmem; yenilirsem bir dakika yaşayamam” (Sayfa:72). Atatürk, Hatay için canını ortaya koymuştur ve şimdi canı tehlikededir. Hatay O’nun davasıdır ve sonunda davayı da kazanmıştır, ama, kendisini bu yola feda etmiştir (Sayfa:88).</p>
<p>Atatürk’ün insancıl yönü hasta yatağında yatarken yakın dostlarının rahatsızlanmasından duyduğu üzüntüde bir kez daha ortaya çıkmaktadır: “Celal Bey de hasta yatıyor. Fevzi Paşa’nın da şekeri var, O da hasta. Ne olacak bilmem?” (98). Onun hasta yatağında gördüğü kâbuslarını arkadaşlarına anlatması ıstırabının boyutlarının çok yüksek olduğunu göstermektedir (s.116).</p>
<p>Atatürk’ün metâneti ve gerçekler karşısındaki soğukkanlılığı genel sekreterine ölmeden önce bilinçli ve son derece dikkatli yazdırdığı vasiyetnamesinde de kendini göstermektedir. Vasiyetinin ilgi çekici yönlerinden birisi banka gelirlerinin bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına bırakmasıdır. Ayrıca, vasiyete göre İsmet İnönü’nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç oldukları yardım yapılacaktır. Böylece son görevini de yapmıştır (Sayfa: 109).</p>
<p>Ölüm döşeğinde yatarken Celal Bayar hükümetin projelerini arz etmektedir. A. İnan odaya girerek Atatürk’ün yorulduğunu söyler. Ancak, Atatürk, “Gel sen de dinle. Çok mühim ve güzel şeyler anlatılıyor. Bunlar insanı yormaz, insana can verir… Rica ederim, devam.. ” demiştir. Kendisini son nefesine kadar ulusuna adayan Atatürk’ün teşhisleri de son derece önemli ve tutarlıdır:” Bizim bu işleri başarmamız için önümüzde en çok üç yıl mühletimiz vardır. Demem ki ondan evvel fırtına kopmaz” (Sayfa:120). Henüz hükümette böyle bir görüş olmadığı belirtilmiştir. Harp tam da onun öngördüğü gibi bir yıl sonra patlamış, ama, artık o hayatta değildir.</p>
<p>Yatağının baş ucunda bir tablo asılıdır. Tabloda kır çiçekleri ile bezeli yemyeşil bir yamaç alabildiğine uzanmaktadır; bu yamacı çiçek açmış meyve ağaçları süslüyor, arka alanda ise nefis bir göl ve heybetli, karlı dağlar manzarayı tamamlamaktadır. Tablonun adı “4 mevsim” dir. Atatürk bu tabloya baktığında memleketin dört köşesini gördüğünü belirtmiştir (Sayfa:127).<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p>29 Ekim kutlamaları oldukça dramatik ve etkileyici olaylara sahne olmuştur: “29 Ekim törenlerinden dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerini taşıyan vapur Dolmabahçe önünden geçiyordu. Öğrenciler vapurdan “Atamızı görmek istiyoruz” diye bağırdılar. Ardından da İstiklal Marşı’nı ve 10. Yıl Marşını söylemeye başladılar. “Çıktık açık alınla/ 10 yılda her savaştan” dizeleri Dolmabahçe’nin hüzünlü duvarlarında çınladı.” Can Dündar son sahneyi şu yorumla aktarıyor: “Yanındakiler, son düşmanı olan ölümle savaşan bu kudretli adamın ilk kez o gün ağladığını gördüler” (Sayfa:141).</p>
<p>Kitabın son paragrafı da Atatürk’ün ölümünün ardından ona olan sevginin derecesini ifade etmek açısından önemlidir: Atatürk’ün yaveri bu acıya katlanamamış ve tabancasından kalbine sıktığı bir kurşunla hayatına son vermiştir (Sayfa:155).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sari-zeybek-ataturk%e2%80%99un-son-300-gunu-can-dundar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeliş &#8211; Necati Cumalı</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/zelis-necati-cumali.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/zelis-necati-cumali.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 11:02:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[necati cumalı]]></category>
		<category><![CDATA[roman özeti]]></category>
		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[tütün zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[zeliş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/?p=605</guid>
		<description><![CDATA[1. KİTABIN KONUSU: Zeliş adlı köylü kızının Cemal adlı bir delikanlıya duyduğu aşk, babasının cehaleti yüzünden çektiği acılar ve zavallının anlayışsız insanlarla geçen anıları anlatmaktadır. 2. KİTABIN ÖZETİ: Zeliş, geçimlerini tütüncülük ile sağlayan bir ailenin kızıdır. Zeliş, bir gün, evde otururken, keçiler urganını koparır ve biraz uzakta oturan komşularının tarlasının bir bölümüne zarar verir. Zeliş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1.      KİTABIN KONUSU:</strong></p>
<p>Zeliş adlı köylü kızının Cemal adlı bir delikanlıya duyduğu aşk, babasının cehaleti  yüzünden çektiği acılar ve zavallının anlayışsız insanlarla geçen anıları anlatmaktadır.</p>
<p><strong>2.      KİTABIN ÖZETİ:</strong></p>
<p>Zeliş, geçimlerini tütüncülük ile sağlayan bir ailenin kızıdır. Zeliş, bir gün, evde otururken, keçiler urganını koparır ve biraz uzakta oturan komşularının tarlasının bir bölümüne zarar verir. Zeliş keçisinin kaçtığını anlar ve etrafta onu arar. Keçilerinin girdiği tarlada Cemal isimli bir genç ile tanışır. Birbirlerinden etkilenirler. Sürekli birbirlerini düşünmekten kendilerini alıkoyamazlar. Fakat Zeliş’in babası Recep, Zeliş’i arkadaşı Bekir ile evlendirmeye söz vermiştir. Aslında Bekir’e borçludur ve bu yüzden Zeliş’i Bekir’e vermek istemektedir. Zeliş ise bu olyların farkında değildir.</p>
<p>O yöredeki halkın bir araya gelip eğlendikleri bir gece Zeliş ile Cemal sürekli gözgöze geldiler  ve birbirleri ile konuşabilmek için kendilerinde cesaret aradılar. Daha sonra kendilerini toparladılar ve kalabalıktan ayrılıp kimsenin olmadığı bir yerde bir araya geldiler. Recep ise Zeliş’i bir an önce Bekir ile evlendirmeyi planlamaktadır. O yörede yaşayan Yaşar adlı bir genç Zeliş ile Cemalin birbirlerni sevdiğini fark eder. Onları ayırabilmek için ortalığa bir çok  dedikodu yayar. Bekir ise söylentilere oldukça kızmıştır. Zeliş’in ona karşı davranışları ise söylentileri doğrulamaktadır.<br />
<span id="more-563"></span><br />
Cemal  ile Zeliş köydeki dedikodular yüzünden aileleri tarafından sıkıştırılmışlardır. Bu yüzden de mektuplaşmaya başlarlar. Bir süre sonra Cemal’in Zeliş’i kaçıracağı dedikodusu bütün yöreyi sardı. Bu sırada o yörede sevilmeyen Fehmi Has isimli birisi  ve  Yaşar, Bekir’i Zeliş’i kaçırmak konusunda ikna ettiler. Zeliş’im babası kaçırma işinin kendisinin göremeyeceği bir yerde gerçekleşirse bu olaya göz yumacağını söyler. Böylece babası da kızının  kaçırılmasına izin verdi dedirtmeyecekti.</p>
<p>Bekir ve arkadaşları bu planı kurarak araba bulmuşlardı. Zeliş’i kaçırmak için evden uzaklaşmasını bekliyorlardı. Zeliş’in kardeşi Rabiya ise arabayı görmüş, koşturarak kaçırılacağını ablasına haber vermişti. Zeliş ise evden çıkıp doğruca Cemal’in evine koşmaya başladı. Cemali bir an önce bulup kaçmaları gerekiyordu. Cemal, Zeliş’in koşturarak geldiğini görmüş ve durumu anlamıştı. Cemal Zeliş’in kolundan tutup dağlara doğru kaçmaya başladılar. Gözden kaybolduklarında akşam olmuştu. Cemal geceyi geçirebilmek için bir tanıdık bulması gerektiğine karar verdi. Geceyi askerde olan çocukluk arkadaşının evinde geçirmeye karar verdiler. Bekir ve arkadaşları Cemal hakkında suç duyurusunda bulundular. Cemal’in bu işi babası ile planladığını ve Cemal ile babasının kızı birlikte kaçırdıklarını söylediler. Böylece Cemal’in babasını hapse attırıp Cemal’i ortaya çıkarmayı planlıyorlardı. Fakat olaylar onların istediği gibi gitmedi. Cemal’in babası onu çok seven bir arkadaşı sayesinde hapisten çıkarıldı.</p>
<p>Zeliş ile Cemal ise zengin bir çiftçinin yanında çalışmaya başladılar. Onlara işveren bu adam bir süre sonra onların evden kaçtıklarını anlar ve onları jandarmaya ihbar eder. Jandarma Cemal’i tutuklar ve hapse atar.</p>
<p>Cemal’in duruşmasında Zeliş, Bekir ve arkadaşlarının bütün yaptıklarını anlatır. Bu olaylara seyirci olan iki ailenin tanıdıkları Recep’i  şikayetini geri çekmesi  için ikna ederler. Böylece Cemal kurtuldu ve Zeliş ile evlendiler.</p>
<p><strong>3. KİTABIN ANAFİKRİ:</strong></p>
<p>İnsanlar  çocuklarını istemedikleri biri  ile evlendirmeye zorlamamalı, onların isteklerine kulak vermelidir. Birbirlerini seven iki genci kimse ayırmamalıdır.</p>
<p>Hiçbir zaman sürü psikolojisiyle bir yere takılıp gitmemeliyiz. Yaptığımız her hareketi, söyleyeceğimiz her sözü inceden inceye düşünmeliyiz.</p>
<p><strong>4.      KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ:</strong></p>
<p>ZELİŞ: 16-17  yaşlarında oldukça iyi kalpli, çalışmayı seven, kimseden korkmayan genç bir kız.</p>
<p>CEMAL: Zeliş’in sevdiği  delikanlı.</p>
<p>RECEP: Zeliş’in babası. Recep, Zeliş’i kendi menfaatleri doğrultusunda evlendirmeye çalıştığı için anlayışşız bir baba rolündedir.</p>
<p>FEHMİ HAS: Çevresinde sevilmeyen, içkici ve kumarbaz bir insan .</p>
<p>YAŞAR: Zeliş’e aşık olan bir delikanlı. Zeliş ile Cemal’i birbirinden ayırmaya çalışan kötü bir insan karakterini canlandırmaktadır.</p>
<p><strong>5.      KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</strong></p>
<p>Kitapta aşık olan iki gencin birbirlerine duydukları sevgi çok güzel bir şekilde anlatılmıştır. Yaşanılan olaylar oldukça sade ve anlaşılır biçimde anlatılmıştır. Duygusallıktan hoşlanan arkadaşlarıma okumalarını tavsiye ederim.</p>
<p><strong>6.     KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</strong></p>
<p>Necati Cumalı ,1921 Yunanistan doğumludur.Şair,öykücü ve oyun yazarıdır.Ürün verdiği türlerin hepsinde başarı göstermiştir.Oyunları en çok sahnelenen Türk  yazarlarından birisidir.Ortaöğretimini  İzmir Atatürk Lisesi ,yüksek öğretimini Ankara Hukuk Fakültesinde tamamladı.Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğ’ünde çalıştı. İzmir ve Urla’da avukatlık ,ardından iki yıl Paris Basın Ataşeliğin’de  memurluk ve İstanbul Radyosu’nda redaktörlük yaptı.  Necati Cumalı roman ve öykülerinde özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarını işledi.</p>
<p><strong>7.     BAŞLICA ESERLERİ:</strong><br />
Tütün zamanı<br />
Zeliş<br />
Yağmurlar ve Topraklar<br />
Acı Tütün<br />
Ay Büyürken Uyuyamam<br />
Yağmurlu Deniz<br />
Tufandan Önce</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/zelis-necati-cumali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2008 KPSS Soruları ve Cevapları</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/2008-kpss-sorulari-ve-cevaplari.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/2008-kpss-sorulari-ve-cevaplari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 08:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[2008 kpss]]></category>
		<category><![CDATA[kpss cevapları]]></category>
		<category><![CDATA[kpss sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[kpss soruları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/2008-kpss-sorulari-ve-cevaplari.html</guid>
		<description><![CDATA[SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARI SINAV TARİHİ: 28 Haziran &#8211; 29 Haziran 2008 Cumartesi Sabah Oturumu Ön Kapak Genel Yetenek Soruları Genel Kültür Soruları Arka Kapak Genel Yetenek Cevap Anahtarı Genel Kültür Cevap Anahtarı Ön Kapak Almanca Soruları Almanca Cevap Anahtarı Fransızca Soruları Fransızca Cevap Anahtarı İngilizce Soruları İngilizce Cevap Anahtarı Arka Kapak Cumartesi Öğleden Sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img47.imageshack.us/img47/4708/osymwa8.jpg" border="2" alt="" width="320" height="240" /></p>
<table id="AutoNumber1" style="height: 1126px;" border="3" cellspacing="1" width="369" align="center" bgcolor="#ffffff" bordercolor="#000000">
<tbody>
<tr>
<td width="658" height="92%" bgcolor="#c9c9c9"><span style="font-family: Book Antiqua;"><strong>SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARI</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="14" align="left" bgcolor="#82eaf2"><em><strong><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">SINAV TARİHİ: 28 Haziran &#8211; 29 Haziran 2008</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="14" align="left" bgcolor="#82eaf2"><em><strong><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">Cumartesi Sabah Oturumu</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1onkapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ön Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1genyet.pdf"><span style="color: #0000ff;">Genel Yetenek Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1genkul.pdf"><span style="color: #0000ff;">Genel Kültür Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1arkakapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Arka Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1genyetanah.pdf"><span style="color: #0000ff;">Genel Yetenek Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Genel_Yetenek_Genel_Kultur_Testi/2008kpsscs1genkulanah.pdf"><span style="color: #0000ff;">Genel Kültür Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2onkapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ön Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2almanca.pdf"><span style="color: #0000ff;">Almanca Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2almancacevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">Almanca Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2fransizca.pdf"><span style="color: #0000ff;">Fransızca Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2fransizcacevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">Fransızca Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2ingilizce.pdf"><span style="color: #0000ff;">İngilizce Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2ingilizcecevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">İngilizce Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008CS/Yabanci_Dil_Testi/2008kpsscs2arkakapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Arka Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="14" align="left" bgcolor="#82eaf2"><em><strong><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">Cumartesi Öğleden Sonra Oturumu</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008COS/2008kpsscosonkapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ön Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008COS/2008kpsscosegitbilim.pdf"><span style="color: #0000ff;">Eğitim Bilimleri Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008COS/2008kpsscosarkakapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Arka Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/28HAZIRAN2008COS/2008kpsscosegitbilimcevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">Eğitim Bilimleri Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="14" align="left" bgcolor="#82eaf2"><em><strong><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">Pazar Sabah Oturumu</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsonkapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ön Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspshukuk.pdf"><span style="color: #0000ff;">Hukuk Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsiktisat.pdf"><span style="color: #0000ff;">İktisat Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsisletme.pdf"><span style="color: #0000ff;">İşletme Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsmaliye.pdf"><span style="color: #0000ff;">Maliye Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsmuhasebe.pdf"><span style="color: #0000ff;">Muhasebe Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspsarkakapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Arka Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008PS/2008kpsspscevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="14" align="left" bgcolor="#82eaf2"><em><strong><span style="font-family: Times New Roman; font-size: x-small;">Pazar Öğleden Sonra Oturumu</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposonkapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ön Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposcaliseko.pdf"><span style="color: #0000ff;">Çalışma Ekonomisi Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposekonometri.pdf"><span style="color: #0000ff;">Ekonometri Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposistatistik.pdf"><span style="color: #0000ff;">İstatistik Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposkamyon.pdf"><span style="color: #0000ff;">Kamu Yönetimi Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposuluslar.pdf"><span style="color: #0000ff;">Uluslararası İlişkiler Soruları</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposarkakapak.pdf"><span style="color: #0000ff;">Arka Kapak</span></a></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="658" height="12" align="left" bgcolor="#ffffff">
<p style="margin-left: 50px;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff;"><img src="http://www.osym.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=30542&amp;RESIMISIM=pdficon.gif" border="0" alt="" width="20" height="20" /> </span><span style="font-family: Times New Roman; color: #ff0000;"><a href="ftp://dokuman.osym.gov.tr/2008/2008KPSS1SORULARI/29HAZIRAN2008POS/2008kpssposcevapanahtari.pdf"><span style="color: #0000ff;">Cevap Anahtarı</span></a></span></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">2008 KPSS Sonuçlarına ÖSYM&#8217;nin sonuç açıklama sayfasından ulaşmak için <a href="http://sonuc.osym.gov.tr/SonucSec.aspx" target="_blank">burayı </a>tıklayınız.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/2008-kpss-sorulari-ve-cevaplari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorun Çözme Teknikleri &#8211; Doğan Şahiner</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sorun-cozme-teknikleri-dogan-sahiner.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sorun-cozme-teknikleri-dogan-sahiner.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 May 2009 08:02:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma becerileri]]></category>
		<category><![CDATA[daadi modeli]]></category>
		<category><![CDATA[dinleme becerileri]]></category>
		<category><![CDATA[sorun çözme teknikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sorun-cozme-teknikleri-dogan-sahiner.html</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN YAYIM AMACI Kitap görevine yeni başlamış denetçilerden, büyük şirketlerin başkanlarına kadar bütün yöneticilerin karşılaşacakları sorunları nasıl çözeceğini bilmeleri gerektiğini ve bir çözüm sistemi dahilinde sorunları etkili bir şekilde çözülmesinin başarı yada başarısızlık ne kadar önem taşıdığını ifade etmektedir. KİTABIN ÖZETİ İnsanlar ve Sorunlar Yöneticilerin çalışma hayatlarında karşılaştıkları sorunların dışında insanlar gelir. İnsan unsurunu bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİTABIN YAYIM AMACI</strong></p>
<p>Kitap görevine yeni başlamış denetçilerden, büyük şirketlerin başkanlarına kadar bütün yöneticilerin karşılaşacakları sorunları nasıl çözeceğini bilmeleri gerektiğini ve bir çözüm sistemi dahilinde sorunları etkili bir şekilde çözülmesinin başarı yada başarısızlık ne kadar önem taşıdığını ifade etmektedir.<br />
<strong><br />
KİTABIN ÖZETİ</strong></p>
<p><strong>İnsanlar ve Sorunlar</strong></p>
<p>Yöneticilerin çalışma hayatlarında karşılaştıkları sorunların dışında insanlar gelir. İnsan unsurunu bir şekilde ele almak, başarılı çözümler bulmak yöneticiler için zorunludur. Yöneticiler sorunları çözerlerken başarılı çözümler bulamazlar ise işlerinde başarılı olamazlar başarılı olmak için sistematik bir yöntem kullanıp gerekli becerileri alıştırma yaparak kullanmaları gerekir. Becerileri teker teker pratiğe geçirmek için bir planın yapılması gereği unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Daadi Modeli</strong></p>
<p>Daadi Modeli sorun çözme tekniklerinin temel modelidir. Sorunları etkili bir şekilde çözmek için önerilen en iyi model Daadi Modelidir. Daadi Modeli ile sorunları çözerken belirli aşamalardan geçilmesi gerekir. Bu aşamalar şunlardır ” Dinleme, Araştırma, Amaç Saptama, Destekleme, İzleme “ Daadi modeli Denilmesinin amacı aşamalarının baş harflerinden gelmektedir. Daadi sistematik olma ve geri besleme kriterlerini karşılamaktadır. Model araştırma aşaması sayesinde yöneticiye büyük bir özgürlük tanır. Ve sonrada ortaya çıkabilecek ikincil sorunlarında gerektiği gibi ele alınmasına olanak sağlar. Neden yönetici dinleme sorunlu olan kişinin olaya bakış açısını görebilmek için onu iyi dinlemesi gerekir. İyi dinleme yöneticinin sorunu mümkün olduğunca karşısındaki kişinin bakış açısından anlaması demektir. Sorunlu olan kişi böyle yaptığınızı anladığı zaman alacağı yardımın karşılıklı anlayış temeline dayandığını bilir ve böylece yönetici psikolojik düzeyde araştırma aşamasında başarıya ulaşmış olur.<br />
<span id="more-512"></span><br />
<strong>Dinleme Becerileri</strong></p>
<p>Dinlemenin yönetici açısından ne derece önemli olduğundan bahsetmiştik. Dinleyici (Yönetici), sorunu dinlerken dikkat etmesi gereken konular vardır.</p>
<p>Dinleyici konuşanın kendini baskı altında hissetmeden, rahatça ifade etmesini<br />
sağlayacak şekilde sessiz kalmalıdır.</p>
<p>Dinleyici karşısındaki kişinin söylediklerini ve duygularını anladığını belirtmek için<br />
sözlerini ara sıra özetlemelidir.</p>
<p>- Dinlemenin en önemli parçalarından biriside sözel olmayan iletişimdir. Yönetici bu konudaki becerilerinide geliştirmelidir.</p>
<p><strong>Neden Araştırma</strong></p>
<p>Daadi Modeli sorun çözmek için önerilen en iyi modeldir demiştik. Neden araştırma da bu modelin aşamalarından birisidir. Bu aşamanın amacı ; istenilen değişikliğin gerçekleşmesini sağlayacak amaçlar saptamak üzere sorunun özünü ortaya çıkarmak için durumu incelemektir. Bu aşamada yönetici sorunu olan kişinin durum hakkındaki durum ve davranışları tam olarak anlamasına yarar.</p>
<p><strong><br />
Araştırma Becerileri</strong></p>
<p>Araştırma aşamasında kullanılan becerilerle ilgili birkaç yöntemin, sorunun önemli noktalarını saptamakta yararlı olduğu görülmüştür.</p>
<p>- Kalıplar : Ele alınan durumlar yada bunlarla geçmişte yaşanan bazı olaylar arasında ortak bir yön bulunduğu, tarafların dikkatini çeker. Bunun araştırılması, sorunun ortaya çıkmasında bir davranış kalıbının rol oynadığını gösterir.</p>
<p>- Varsayımlar : Sorunu olan kişiler hepimiz gibi, yaşam hakkında genel olarak insanlar hakkında ve tek tek kişiler hakkında varsayımlar yaparlar. Bu varsayımların yanı sıra başvuru çerçevesi, tutarsızlıklar, anlamlı unutkanlıklar, anlamlı değinmeler, birden fazla görüşmeler ve pratikte başka araştırma becerilerinin içerisinde yer almıştır.</p>
<p><strong>Temel Araştırma Becerileri</strong></p>
<p>Araştırma, sürece temel oluşturan altı temel becerinin kullanılmasını gerektirir.Bunlar :</p>
<p>Anlayışı geliştirip açıklığa kavuşturacak yaratıcı sorular.<br />
Konuşan kişinin bahsettiği derin anlamları yansıtan yorumlayıcı özetler.<br />
Mevcut durumda önem taşıyan duyguların araştırılması.<br />
Sorunu olan kişiye kendini somut olarak ifade etmesi için yardımcı olmanın yolları.<br />
Seçilmesi mümkün eylem çizgilerinin sonuçlarının test edilmesi.<br />
Konuyla ilgili enformasyonun verilmesidir.</p>
<p><strong>Araştırma Sentez</strong></p>
<p>Araştırma aşaması ilerledikçe konuyla ilgili olgular saptanır ve incelenir. Araştırma aşamasının yapısı hipotez oluşturma süresi etrafında kuruludur.</p>
<p>Bu arada tarafların sorun üzerinde bir ekip olarak çalıştıkları işbirliği ortamı kurması gerekir.</p>
<p>AMAÇ : bir suçlu bulmak değil sorunu çözmektir.</p>
<p>Amaç Saptamanın İlkeleri</p>
<p>İyi dinleme ve iyi araştırma, bazı yöneticilerin kolay kazanamayacağı ve çoğu ustalaşmak için sürekli pratik gerektiren bir dizi beceri gerektirir. Şunu da unutmamak gerekir. Daadi süreci bir bütündür. Bir örnek vermek gerekirse “ bir zincir, en zayıf halkası kadar kuvvetlidir “ sözü burada en zayıf halkası genellikle amaçların saptanmasıdır. Amaçların saptanması kolay gözüktüğü için bu iş kötü yapılır. Fakat kolay gözüktüğü kadar kolay olmasına karşın bir o kadar da karmaşıktır.<br />
<strong><br />
İşeyarar Amaçlar Seçmek</strong></p>
<p>İşe yarar amaçlar seçmek konusunda en önemli husus somut amaçları belirlemektir. Somut amaçlarda kendi arasında somut alt amaçlara ayrılır. Burada sorunun çözülmesi için hangi amaçlar yada alt amaçlar seçilmiş olursa olsun, bunların SGGD kriterine uyması gerekir. Bu testi geçemeyen amaçlar ya değiştirilmeli yada bir tarafa bırakılmalıdır. Seçilen amaçlar somut olmalı, gerçekçi olmalı gözlenebilir ve değerli olmalıdır. İşe yarar amaç seçerken seçilen amaç bu özellikleri taşımalıdır.<br />
<strong><br />
Amaçlar ve Ödüller</strong></p>
<p>İnsanlar yapmış oldukları iş karşısında elde edecekleri yararın büyüklüğüne uygun bir biçimde hareket ederler. Yani elde etmeği umdukları yararın büyüklüğüne göre davranırlar. Burada yararlar arasında uygun bir denge oluşmasını sağlayacak amaç ve alt amaçlar formüle ederken kullanılabilir ve bu da amacın gerçekleşmesine yardımcı olur.</p>
<p><strong>İzleme</strong></p>
<p>İzleme aşamasında yönetici saptanan amaç ve alt amaçlara ulaşma çabalarını gözler. Burada yapılmasına karar verilen şeylerin yerine getirilip getirilmediği ve bunların işe yarayıp yaramadığı araştırılır. Gördüğü başarılar onaylayarak ödüllendirilir, stratejinin adım adım gerçekleşmesinin gözetim ve başarısızlık durumlarında süreci çözümleyip gerekli önlemleri alır. Bu amacın gerçekleşmemesinin çeşitli nedenleri olabilir. Bu nedenlerin kimisi iyi kimisi de kötüdür. Amaca ulaşmamasının yedi nedeni vardır ve bu nedenler bu bölümde yer almıştır.</p>
<p>Gerekenlerin yapılması için fırsat çıkmamıştır.<br />
Amaç kötü seçildiği için ulaşılması olanaksızdır.<br />
Strateji kötü seçilmiştir ve adımlar fazla büyüktür.<br />
Sorunu olan kişinin daha fazla desteğe gereksinimi vardır.<br />
Durumu değişmiş ve sorunu ortadan kalkmıştır.<br />
Sorunu olan kişi değişmiş ve sorun ortadan kalkmıştır.<br />
Sorunu olan kişinin motivasyonu yada özgüveni yeterli değildir.</p>
<p><strong><br />
Destekleme</strong></p>
<p>Destekleme sorun çözme tekniklerinin temel modeli olan Daadi modelinin dördüncü aşamasıdır. Sorun çoğu zaman dinleme aşamasında iken karışık ve duygusal bir tartı ortaya konmuştur. Araştırma aşamasında ise sorunu çözümlemek, neyin değişmesi gerektiğini saptamak olanaklı hale gelmiştir. Ama bu değişikliğin gerçekleştirmek amaç saptanmadıkça ve sorunu olan kişi bu amaçlara ulaşmaya hazır olmadıkça hangi değişikliğin yapılması gerektiğini saptanması işi basit bir düzeyde kalır. İşte bu AMAÇ SAPTAMA AŞAMASI’ nın görevidir. Ama amaçları gerçekleştirmeye başlamadan önce bir başka aşamaya geçilmesi gerekir. Bu aşamanın gerekli olduğu yöneticiyle sorunlu olan kişinin açıkça göremediği durumlarda yardımcı tabloları çok yararlıdır. Bu tablolar yardımı ile amaç DESTEKLENİR. Yönetici destekleme aşamasında ; açıklama, gösterme, deneme ve eleştiriden oluşturulan bu çerçeveyi unutmaması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/sorun-cozme-teknikleri-dogan-sahiner.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

