<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özetleri &#187; Reşat Nuri GÜNTEKİN</title>
	<atom:link href="http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/tag/resat-nuri-guntekin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com</link>
	<description>Bedava Kitap Okuma, Bedava Kitap Özetleri, İngilizce Kitap Özetleri, Kitaplar, Kitap İndir, e-Kitap</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Dec 2010 11:14:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Yaprak Dökümü &#8211; Reşat Nuri Güntekin</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/yaprak-dokumu-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/yaprak-dokumu-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 22:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak dökümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/yaprak-dokumu-resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN KONUSU Gelenek göreneklerine bağlı, özellikle ahlaki konularda çok titiz olan Ali Rıza Bey ile batılılaşma hareketine karışarak daha zengin bir hayat yaşamak isteyen çocukları arasındaki çatışma işlenmiştir. KİTABIN ÖZETİ Ali Rıza Bey, hayatını memuriyetle devam ettiren, namusuna ve ahlaka son derece düşkün beş çocuklu bir ailenin babasıdır. Trabzon’da çalıştığı bir iş yerinden ayrıldıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİTABIN KONUSU</strong><br />
Gelenek göreneklerine bağlı, özellikle ahlaki konularda çok titiz olan Ali Rıza Bey ile batılılaşma hareketine karışarak daha zengin bir hayat yaşamak isteyen çocukları arasındaki çatışma işlenmiştir.</p>
<p><strong>KİTABIN ÖZETİ</strong><br />
Ali Rıza Bey, hayatını memuriyetle devam ettiren, namusuna ve ahlaka son derece düşkün beş çocuklu bir ailenin babasıdır. Trabzon’da çalıştığı bir iş yerinden ayrıldıktan sonra İstanbul’a gelip Bağlarbaşı’ndaki babadan kalma eve yerleştiler. Bir süre işsiz gezdikten<span id="more-32"></span> sonra, Muzaffer adındaki eski öğrencisinin ona sağladığı imkanla işe girer.Her şey kızları Leyla ve Necla’nın arkadaşları olan Leman&#8217;ın Ali Rıza Bey’den iş istemesiyle başlar. Ali Rıza Bey Leman’a çalıştığı yerde bir iş bulmuştur; fakat Leman bir süre sonra patronu Muzaffer Bey’le bir ilişki yaşar ve hamile kalır. Ali Rıza Bey bunu duyunca kendini suçlar ve Muzaffer Bey’den Leman ile evlenip onun namusunu temizlemesini ister.Patronu bunu kabul etmeyince Ali Rıza Bey bu olayı gururuna yediremeyip işten ayrılır. Daha sonra oğlu Şevket’in bir iş bulduğunu öğrenince bir parça sevinmiştir. Fakat bir süre sona Ali Rıza Bey’in karısı Hayriye Hanım ve kızları Necla ile Leyla artık eve para getirmediği için ona saygı duymuyorlar ve onu aşağılıyorlardır. Bir gün, Şevket işyerinde evli bir kadınla ilişkiye girdiğini ve o kadınla evlenmek istediğini söyler. İlk başta Ali Rıza Bey bu olaya itiraz etse de daha sonra Şevket’in Ferhunde ismindeki kadını ne kadar çok sevdiğini görmüştür. Fakat, gelin Ferhunde eğlenceye ve modern hayata alışkın biridir ve evde gece toplantıları yapılmaya başlanır. Evin ortanca kızları olan Necla ve Leyla’nın eğlenceye ve lükse olan düşkünlükleri artar.Böylelikle Ferhunde’nin evdeki hakimiyeti iyice artar. Evin en büyük kızı olan Fikret bu olanlara daha fazla dayanamayacağını anlar ve Adapazarı’nda yaşayan bir adamla adamın çocuklarına bakma koşuluyla evlenmeye karar vermiştir. Fikret’in evden gidişiyle daldaki yapraklardan biri kopar. Şevket’in kazandığı para ve Ali Rıza Bey’in emekli maaşı evde yapılan eğlencelere harcanmaktadır. En sonunda elde hiçbir şey kalmaz. Şevket çareyi çalıştığı bankadan zimmetine para geçirmekte bulur. Aldığı parayı yerine koyamayınca hapse girer. Böylelikle dalın ikinci yaprağı da kopar. Ferhunde bu hayat daha fazla dayanamayacağını söyleyerek evi terk eder. Bunun sonucunda üçüncü yaprak da kopmuş olur. Daha sonra Necla da kendini zengin gösteren bir Suriyeli adam ile evlenir. Fakat mutlu değildir ve babasından yardım istemek için mektup yollar. Ali Rıza Bey ise onun bu isteğini reddeder ve yaş&#8230;.. devam etmesini söyler. Böylece dalın dördüncü yaprağı da kopar. Leyla zengin bir avukatın metresi olur ve Ali Rıza Bey bunu bir arkadaşından öğrenir. Namusuna düşkün olan Ali Rıza Bey Leyla’yı evden kovar . Leyla avukatın Taksim’de tuttuğu eve yerleşir. Böylece dalın son yaprağı da kopmuş olur. Nihayetinde Ali Rıza Bey Leyla’nın eve gelmesini kabul eder ama kendisi evden ayrılacaktır. Adapazarı’nda olan kızı Fikret&#8217;in yanına gider ve Fikret&#8217;in orada mutsuz olduğunu görür. Kocası ve üvey çocuklarıyla arası iyi değildir. Bunu gören Ali Rıza Bey İstanbul’a geri döner ama birkaç gün eve gitmez. Daha sonra hasta olur ve eski bir arkadaşı sayesinde hastaneye kaldırılır. Bir gün Hayriye Hanım ve kızı Leyla hastaneye gidip onu alırlar ve Taksim’deki eve giderek yaşamlarına orada devam ederler.</p>
<p><strong>KİTABIN ANAFİKRİ:</strong><br />
Onurlu ve namuslu bir insanın hayatta karşılaştığı güçlüklerve bunların doğurduğu sorunlar. <span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p><strong>ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</strong><br />
Ali Rıza Bey:Eski Türk terbiyesi ile yetişmiş, özellikle ahlaki konularda titiz, erdemli, çok bilgili(Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca biliyor) ve çalışkan birisidir.</p>
<p>Hayriye Hanım:Ali Rıza Bey’in karısıdır.İlk başta kocasına sadık fakat değişen hayat koşulları nedeniyle asileşen, saf ve cahil bir kadındır.</p>
<p>Fikret:Ali Rıza Bey’in en büyük kızıdır.babası gibi terbiyeye önem veren birsidir.Kardeşlerin değişen yaşamlarına ayak uyduramayınca Adapazarılı biriyle evlenmiştir.</p>
<p>Leyla ve Necla:Ali Rıza Bey’in ortanca kızlarıdır.Lükse ve eğlenceye düşkündürler. Hep zengin birer koca arayışı içindeler.Babalarını umursamaz hale gelmişlerdir.</p>
<p>Şevket:Ali Rıza Bey’in tek oğludur.Ali Rıza Bey’in terbiyesine ve ahlakına en çok emek harcadığı çocuğudur.Bir süre ailenin bütün yükü onun omuzlarına binmiştir. Çalıştığı yerden para çalmak suçundan hapse atılmıştır.</p>
<p>Ferhunde:Zenginliğe, lükse ve eğlenceye düşkün, kötü huylu bir kadındır.</p>
<p>Ayşe:Ali Rıza Bey’in en küçük kızıdır.Yaşı küçük olduğundan dolayı olaylar içerisinde pek fazla bulunmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/yaprak-dokumu-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damga &#8211; Reşat Nuri Güntekin</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/damga-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/damga-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 20:45:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[damga]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/damga-resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN KONUSU Aşık olan bir delikanlının sevdiği kız uğruna hayatı boyunca hırsız damgasına vurulması ve bundan dolayı gelişen olayları anlatır. KİTABIN ANAFİKRİ Seven insanın gözünün kör olduğunu,bir anlık düşüncesiz hareketlerle kendi hayatını mahvedeceğini anlatır. KİTABIN ÖZETİ İffet hep abisinden farklı olmak ister.Bunu ilk anlayan Mahmut Efendi İffet’I hep Muzaffer’den ayrı sever.İffet , Kamiyap Kalfa sayesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİTABIN KONUSU</strong></p>
<p>Aşık olan bir delikanlının sevdiği kız uğruna hayatı boyunca hırsız damgasına vurulması ve bundan dolayı gelişen olayları anlatır.</p>
<p><strong>KİTABIN ANAFİKRİ</strong></p>
<p>Seven insanın gözünün kör olduğunu,bir anlık düşüncesiz hareketlerle kendi hayatını mahvedeceğini anlatır.</p>
<p><strong>KİTABIN ÖZETİ</strong></p>
<p>İffet hep abisinden farklı olmak ister.Bunu ilk anlayan Mahmut Efendi İffet’I hep Muzaffer’den ayrı sever.İffet , Kamiyap Kalfa sayesinde haftada iki gün Paşa babasından habersiz mahalle okuluna gider,oradaki çocuklarla arkadaşlık eder. Yazları ise Karamürsel’de Damlacık Çiftliğinde oturan Hatice halasında geçirir.Burada geçirdiği iki ay onun için çok farklıdır.Özellikle halasının anlattığı hayaletli değirmen öyküsünden çok etkilenir.Bu hikayede; “birbirini çok seven Fatma ve İsmail,İsmail’inaskere gitmesiyle ayrılırlar.Fatma İsmail’I iki yıl bekler ama çevresi ndekiler İ smail’in Yemen’e gittiğini ve oraya gidenin yaşama ihtimalinin çok az olduğunu söyleyerek Fatma’yı Gaffar Ağa’ya verirler.A radan zaman geçtikten sonra İsmail Yemen ‘de n döner ve Fatma ‘nın evlendiğini öğrenir. Yalnız ikisi de hala birbirlerini çok sever.Bunun üzerine geceleri <span id="more-487"></span>değirmende buluşmaya başlarlar.Birgün basılmak üzereyken İsmail ,Fatma’nın namusunu kurtarmak için değirmenden kendisini soğuk sulara atar ve ceseti bile bulunamaz.”İffet bu masaldan çok etkilenir ve bu masal ona seevilen kadın için kendini feda etmeği öğretir.</p>
<p>İffet büyür,abisi hünkar yaveri olur ve sırma kordonlar takar.İffet’ babası idadi mektebe verir. İffet’in mektepte hürriyetçi ve meşrutiyetçi bir Celal Abisi vardır.Celal’I çok seviyor ve duygularını saklamayıp açıklıkla savunduğu için saygı duyar.Yalnız okulda ki bir öğretmeninin ihtilal ve meşrutiyetten söz etmesi üzerine tevkif edilmesi İffet’i’ okuldan ayrılmasına neden olur.</p>
<p>Kısa bir zaman sonra Meşrutiyet ilan edilir ve İffet’in abbası Halis Paşa görevden atılır.Midilli’ye sürgün edilir.İffet’te babasıyla iki buçuk yıl Midilli’de yaşar .Babasının vefatından sonra İstanbul’a dönerve muallim olarak bir evde çalışır.Evin sessiz ve güzel hanımı olan Vedia Hanım ile arasında bir ilişki doğar.Geceleri deniz kenarında buluşurlar.İffet her gece kayıkhane harabesinde Vedia’yı bekler.Vedia onbeş yaşında ki kız çocukları gibi ihtiyatsız davranırve bir gün yakalanma ihtimali bile akıllarına gelmez .İffet Vedia’a “Damlacık”taki su değirmeninin masalını anlatır.Bir köy delikanlısının sevdiğini ele vermemek için yaptığı fedakarlığınıbir gün kendisinin de yapabileceğini söylerdi. Bir gün yine ihtiyatsızca davranırken basılırlar ve İffet aynen değirmende ki masalda ki gibi sevdiği kadının namusunu kurtarmak için hırsız damgası yapar.</p>
<p>Değirmendeki nasal en sonunda İffet’in başına gelir.Sevdiği kadın uğruna kendisi hayatı boyuncahırsız damgasına vurulur.Zorla haneye tecavüz ve hırsızlık suçlarından dolayı altı ay hapse mahkum olur.Celal’in sayesinde iyi bir koğuşa verilir.</p>
<p>Bir mayıs günü Vasif Efendi ile hapisten çıkar.İffet dışarıda kendini iyi hissetmez.Ne yapacağını şaşırır.Bir kaç gün tanıdıklarında kaldıktan sonra ucuz bir oda kiralar.Hapisten çıktıktan sonra Celal ,İffet için yalnız bir arkadaş değil ,adeta bir baba olmuştur.İffet’in Hatice Halası kadar çok sevdiği bir Fahriye Yengesi vardır.Birgün Muzaffer’den yengesinin durumunun iyi olmadığını haber alır ve zorunlu olarak Fahriye Yengesi’ni görmeye gider,Fahriye Yenge onu çok iyi karşılar ve bir istekte bulunur:”400 bin lirasını bankaya yatırmasını ister”İffet çok şaşırır.Çünkü, kendi abisinin bile kendisine güveni kalmamıştır.İffet bu parayı çaldırma korkusuyla bankaya yatırır.Böylelikle İffet’in kendine güveni gelmeye başlar.Celal ,İffet’e iş bulur.Görüşmek iççin giden İffet ilk iş görüşmesinde büyük bir ümitsizliğe kapılır.Kendisinden istenen gümrükten ,eşya çıkarmasıydı .”Yarın gelirim “diye mağazadan ayrılır.Ama bu olayın tesiri günlerce üstünden atamaz,namuslu bir iş bulmakta ki ümidi giderek azalır.</p>
<p>Yaz bitiyorduve İffet hala iş bulamaz.Elinde ne varsa satar ,bazı geceler aç yatardı.Ev kirasını ödemek için en son babasının yadigarı olan altın saati bile satar. En sonunda Celal ,İffet’e Hukuk-I Milliye gazetesinde iş bulur.İffet bundan çok mutlu olur ve yorulmadan çalışmaya başlar.Çevresindekiler artık rahatsız olmaz çok kısa zaman sonra gazete bütün İffet ve arkadaşlarıTelgraf Gazetesi ‘nde çalışmaya başlar.Fakat kısa zaman sonra Telgraf gazetesinden de ayrılır,yine aç ve açıktadır.Celal geçinemeyip Konya’ya gider.İffet ayda bir Muzaffer abisinin gönderdiği parayla ev kirasını öder.</p>
<p>Birgün sokakta yürürken Celal’e rastlar.Celal Konya’da avukatlık görevinden ayrılıp,ticarete başlar ve İffet’e de kendi şirketinde bir iş verirBundan sonra İffet’in işi şehirler arası yolculuklarda mal taşımaktır.İffet yeni yüzler ,yeni insanlar tanıdıkça hayata bağlılığı artmakta yaptığı işten memnun kalmaktadır.Yolda gördüğü insanlara yardım etmekte ve ihtiyaçlarını karşılar.Yine kötü hava şartlarında İzmir’den İstanbul’a hareket eder. Tren Afyon’da hareket edemez duruma gelir.Dışarı çıkar ve kendisinden hasta annesi için yardım isteyen Rana ‘ya yardım eder.Rana masum ve çocuksu bir kızdır.İffet Rana’dan çok hoşlanır,yalnıuz yediği damga yüzünden Rana’dan uzaklaşır.</p>
<p>İffet uzun süre sonra Hocası Mahmut Efendi’yi görmeye gider.Mahmut Efendi’nin eşi ölmüş kendisine gelini bakar.Mahmut Efendi ile uzun uzun konuşurlar,eski hatıraları anarlar.Gece Mahmut Efendi’den ayrıldıktan sonra sokakta kavga eden bir kadın ve erkekle karşılaşır.Adam kadını hırsızlıkla suçlarve polise götürmekle tehdit eder.İffet ,bu kadını görünce Rana aklına gelir ve bu kadının masum olduğunu ,kendisi gibi damga yediğini düşünerek ,onu kendi himayesi altına almayı düşünür.Adama para vererek kızı kurtarır.Yalnız kadın hiç düşündüğü gibi çıkmaz.Bir geceyi beraber geçirdikten sonra kadın ayrılır ve İffet’in duyguları yine incinir.</p>
<p>Muzaffer Ağabeyinden gelen telgraf İffet’in moralini yükseltir.Telgrafta ev ve yatırımlar hakkında ki mahkemeyi kazandıkları yazar.İffet İstanbul’a döner ve eline epeyce para geçer.İstanbulda iyi bir malikane alır.Yanınada Mahmut Efendi öldükten sonra tek başına kalan gelini ve torununu allır.Eline para geçtikten sonra eski akrabaları ile tekrar görüşmeye başlar.</p>
<p>Birgün İffet Beyoğlu’nda dolaşırken Vedia’ya rastlar. Hiçbir şey olmamış gibi iki çift karşılıklı konuşurlar .İffet tekrardan Vedia’ya karşı duygular hisseder.Yalnız Vedia tekrardan İffet’le olmak istemez.</p>
<p><strong>KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></p>
<p><strong>İFFET:</strong> O lay kahramanıdır.<br />
<strong>MUZAFFER: </strong>İffet’in abisidir.uyuşuk,tembel,miskin,kibirli biriydi.<br />
<strong>MAHMUT EFENDİ:</strong> İffet ve Muzaffer’e haftada iki gün ders verirdi .<br />
<strong>HATİCE HALA:</strong> İffet’in halasıdır,elinde iki kız çocuğuyla dul kalmış ve Karamürsel’de yaşıyor.<br />
<strong>HALİS PAŞA:</strong><strong> </strong>İffet’in babasıdır.<br />
<strong>CEMAL KERİM BEY: </strong>İffet’in çocuklarına ders verdiği mebustur.<br />
<strong>VEDİA HANIM: </strong>Cemal Kerim Bey’in ikinci hanımıdır.</p>
<p><strong>ŞAHSİ GÖRÜŞLER</strong></p>
<p>İnsanın yaşamı boyunca başından geçen olayları çok sade ve akıcı bir şekilde anlatan yazar tasvirlerden yararlanmış.Kullandığı eski Osmanlıcayla hikayeye güç kazandırmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/damga-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kadın Düşmanı &#8211; Reşat Nuri GÜNTEKİN</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jan 2008 22:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[bedava kitap özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[bedava okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kadın Düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kitap özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısa kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[1.KİTABIN KONUSU : İlk evliliğinde yaşadığı kötü olaylar sonucu kadınlarn hepsine önyargılı bakan ve onları değersiz gören İskender&#8217;in başından geçenler anlatılmaktadır. 2. KİTABIN ÖZETİ: Kitap, İskender adlı orta yaşlı bir adamın başından geçenleri anlatmaktadır. İskender, ilk öğrenimini Ankara&#8217;da, orta öğrenimini Amasya ve Niğde&#8217;de yapmıştır. Babasının mesleği nedeniyle birçok yere gitmiş ve çeşitli insanlarla tanışmıştır. Okul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> 1.KİTABIN KONUSU : </strong>İlk evliliğinde yaşadığı kötü olaylar sonucu kadınlarn hepsine önyargılı bakan ve onları değersiz gören İskender&#8217;in başından geçenler anlatılmaktadır.</p>
<p><strong>2. KİTABIN ÖZETİ: </strong>Kitap, İskender adlı orta yaşlı bir adamın başından geçenleri anlatmaktadır. İskender, ilk öğrenimini Ankara&#8217;da, orta öğrenimini Amasya ve Niğde&#8217;de yapmıştır. Babasının mesleği nedeniyle birçok yere gitmiş ve çeşitli insanlarla tanışmıştır. Okul yıllarında genellikle sakin bir yapıya sahip olan İskender askere gidip geldikten sonra tanıştığı Zeynep adlı kadın yüzünden sert, sinirli bir kişiliğe bürünür. Bunun böyle olmasının sebebi kadınla yaşadıkları değişik olaylardır.<span id="more-337"></span></p>
<p>Zeynep ile İskender mutlu bir ilişkiye sahiptiler fakat daha sonraları Zeynep, İskender&#8217;i Mesut adlı bir gençle aldatır. Zeynep eve geç gelmeye, İskender&#8217;e karşı ilgi göstermemeye başlar. Zaman içinde İskender buna katlanamaz ve boşanırlar. Böylece İskender&#8217;in kadınlara karşı bir fobisi oluşur. Her kadını Zeynep gibi görür ve hiçbirine güvenemez. Kendine, bir daha kimseyi sevmeyeceğine dair söz verir. İki sene sonra İskender başka bir yerde çalışmaya başlar. Çalıştığı ofiste yan masada çok güzel, çalışkan ve çekici bir kadın vardır. Gittikçe bu kadına karşı bir şeyler hissetmeye başlar fakat önceki deneyimi yüzünden uzun süre kendini engeller. Kadına karşı soğuk davranır, hatta bazen tersler ama bunları tamamen isteksiz olarak yapmaktadır. Kafasındaki düşünceler onu bir kadın düşmanına çevirir. Kadınları dünya için gereksiz görmeye başlar. Yan masada çalışan Belgin isimli güzel kız İskender&#8217;e aşık olur ve onun garip tutumunu anlayamaz. İskender de zamanla içindeki sevgiye karşı koyamaz ve Belgin&#8217;e hissettiklerini anlatır.</p>
<p><strong>3. KİTABIN ANA FİKRİ :</strong> Hayatta hiçbir zaman ön yargılı olmamalıyız.</p>
<p><strong>4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</strong><br />
İskender : Başarılı, insanlarla olan ilişkileri iyi, duygularıyla hareket eden, değişken fikirlere sahip olan orta ayşlı biri.<br />
Zeynep : Çekici, güzel, çalışkan, deli dolu, çapkın ve eğlenmeyi seven bir kişilik.<br />
Belgin : Genç, uzun boylu, iyi niytli, utangaç, duygularını tam yansıtamayan biri.<br />
Mesut : Yakışıklı, zengin, kibirli, insanları umursamayan bir kişilik.</p>
<p><strong>5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</strong><br />
Kitapta insanlar arasındaki ilişkiler son derece detaylı anlatılmış. Sürekli gelişen olumsuzluklar bazen okuyucuyu sıkabiliyor. Yazar, kişileri iyi tasvir etmiş ve olaylar akıcı bir şeklde ele almış.</p>
<p><strong>6. YAZAR HAKKINDA BİLGİ :</strong> Reşat Nuri, 1912 yılında İstanbul Darulfünunu Edebiyat Şubesini bitirdikten sonra liselerde edebiyat, Fransızca ve felsefe okuttu. 1931 ve 1943 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi olarak Anadolu&#8217;nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu.<br />
Bir dönem Zaman gazetesine Temaşa Haftaları başlığı ile tiyatro eleştirileri yazdı çeşitli takma isimlerle (Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci dergilerinde Hayreddin Rüşdi, Sermed Ferid, Mehmed Ferid) hikayeler yayınladı. Reşet Nuri&#8217;nin bazı mizah dergilerinde farklı takma isimler kullandığı da görülmüştür. Ayrıca &#8220;Harabelerin Çiçeği&#8221; adlı eserini yine zaman gazetesinde Cemil Nimet adıyla yayınladı. Cumhuriyet&#8217;in yeni kurulduğu 1923-1924 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kelebek isimli haftalık bir mizah dergisi çıkardılar. Reşat Nuri Güntekin, Batılı bazı yazarlarından romanlar, hikayeler çevirmiş, oyunlar uyarlamıştır. Akciğer kanresinden tedavi olmak için gittiği Londra&#8217;da ölmüş (Aralık, 1956) ve cenazesi İstanbul&#8217;a getirilerek, Karacahmet Mezarlığında defnedilmiştir.</p>
<p>Romanları: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1920), Çalıkuşu (1922), Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen, Miskinler Tekkesi (1946), Ripka İfşa Ediyor (1949), Kavak Yelleri (1950), Kan Davası (1955), Boyunduruk (1960), Son Sığınak (1961).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acımak &#8211; Reşat Nuri GÜNTEKİN</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/acimak-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/acimak-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 21:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[acımak]]></category>
		<category><![CDATA[kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN acımak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/acimak-resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[1. KİTABIN KONUSU : Bir öğretmenin geçmişte yaşadıklarının meslek hayatına etkisi. 2. KiTABIN ÖZETİ : Zehra mektebin başmuallimidir.Yeni eğitim öğretimin bütün gereklerini yerine getirir,öğrencilerle bire bir ilgilenir;fakat öğrencilerin yaptıkları yanlışları asla affetmez.İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.Maarif Müdürü de Zehra&#8217;nın bu özelliğinden çok muzdariptir.Çesitli zamanlarda uyarmış olmasına rağmen hiçbir değişiklşik görmemiştir. Maarif Müdürü Tevfik Hayri ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1. KİTABIN KONUSU : </strong>Bir öğretmenin geçmişte yaşadıklarının meslek hayatına etkisi.</p>
<p><strong>2. KiTABIN ÖZETİ :</strong> Zehra mektebin başmuallimidir.Yeni eğitim öğretimin bütün gereklerini yerine getirir,öğrencilerle bire bir ilgilenir;fakat öğrencilerin yaptıkları yanlışları asla affetmez.İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.Maarif Müdürü de Zehra&#8217;nın bu özelliğinden çok muzdariptir.Çesitli zamanlarda uyarmış olmasına rağmen hiçbir değişiklşik görmemiştir.<br />
Maarif Müdürü Tevfik Hayri ile Vekil Şerif Hayri Bey Zehra&#8217;nın okulunu ziyarete giderler.Şerif HayriBey Zehra&#8217;ya babasının hasta olduğunu, bu nedenle İstanbul&#8217;a gidip babasını görmesini ister;fakat Zehra babasının olmadığını,o kişinin başka birisi olabileceğini söyler.<span id="more-319"></span><br />
İki gün sonra Maarif Müdürü&#8217;ne bir telgraf gelir.Zehra&#8217;nın babası Mürşit Efendinin ölmek üzere olduğunu, muallimin hemen yola çıkmasını bildirir. Müdür Zehra&#8217;yı çağırtarak hemen gitmesini ister.Fakat Zehra yine karşı gelir. Müdür fazla üstelemez. Biraz sonra hazırlanmış, elinde çantasıyla Zehra gelir ve gitmeye karar verdiğini söyler.<br />
Zehra İstanbul yolunda babasının ailesine yaptıklarını annesini, ablasını ve anneannesini nasıl öldürdüğünü ve en sonunda da kendisini bir yatılı okula verip hiç arayıp sormamasını düşünür. İstanbul&#8217;a varır. Eski komşuları Vehbi Bey kendisini karşılar. Niçin daha önce gelmediğini, babasının Zehra, Zehra diye öldüğünü söyler. Eve vardıklarında babasının başında birkaç kadın vardır. Babasını görmek istemez. Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir. Aslında bunu hiç istemez fakat sandığı açar, içinde bir günlük vardır. Günlüğü okumaya başlar. Babasının ilk memuriyet yıllarını, annesiyle evlenmesini, anneannesinin davranışlarını okur. Zehra daha önce bildiği şeylerin haepsini tam tersi olduğunu öğrenir.Aslında bu olaylarda bütün suçlunun annesi ve anneannesi olduğunu anlar. Bundan sonra içinde bir acıma duygusu oluşur.Hemen gidip babasının ayağını öper.Birkaç gün sonra okuluna tekrar döner ve artık Zehra&#8217;nın hiçbir eksiği kalmamıştır.Acımayı öğrenmiştir.</p>
<p><strong>3. KİTABIN ANA FİKRİ :</strong>İnsan kişiler hakkında araştırıp sormadan, hükümlere varıp ,onları yargılayıp, mahkum etmemelidir.</p>
<p><strong>4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :</strong></p>
<p>Zehra:Mesleğini çok seven,öğrencilere en iyiyi vermeye çalışan idealist bir öğretmendir.</p>
<p>Tevfik Hayri:Maarif Müdürüdür.Örnek bir yöneticidir.Zehra&#8217;ya babacan bir tavırla yaklaşmaktadır.</p>
<p>Şerif Hayri Bey:Bölgenin vekilidir.</p>
<p>Vehbi Bey:Zehra&#8217;nın eski komşusudur.Babasının zor zamanında ona yardım etmiştir.</p>
<p><strong>5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER :</strong>Kitap akıcı bir dille kaleme alınmış sürükleyici bir eserdir.Bir insanda bulunması gereken en önemli özelliklerden birisini konu almıştır.</p>
<p><strong>6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ :</strong><br />
Ünlü yazarlarımızdan Reşat Nuri Güntekin 26 Kasım 1889 yılında İstanbul&#8217;da doğdu ve babası Doktor Nuri Bey&#8217;dir. Önce Çanakkale İdadisinde okuyan Güntekin daha sonra İzmir&#8217;de Fransız Frerler mektebine devam etti.</p>
<p>Reşat Nuri, 1912 yılında İstanbul Darulfünunu Edebiyat Şubesini bitirdikten sonra liselerde edebiyat, Fransızca ve felsefe okuttu. 1931 ve 1943 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi olarak Anadolu&#8217;nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu.</p>
<p>1939 ve 1943 yılları döneminde Çanakkale milletvekilliği yaptıktan sonra 1947&#8242;de başmüfettişlik ve 1954&#8242;te Paris kültür ataşeliği (1954) yaptı.</p>
<p>Reşat Nuri Güntekin, hikaye, roman, gezi notları, oyun, mizah yazıları ve çeşitli konularda makaleler yazdı. İlk eseri olan &#8220;Eski Ahbab&#8221; adlı hikayesi, 1917 yılında Diken dergisinde çıktı ve sonradan kitap olarak basıldı.</p>
<p>Bir dönem Zaman gazetesine Temaşa Haftaları başlığı ile tiyatro eleştirileri yazdı çeşitli takma isimlerle (Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci dergilerinde Hayreddin Rüşdi, Sermed Ferid, Mehmed Ferid) hikayeler yayınladı. Reşet Nuri&#8217;nin bazı mizah dergilerinde farklı takma isimler kullandığı da görülmüştür. Ayrıca &#8220;Harabelerin Çiçeği&#8221; adlı eserini yine zaman gazetesinde Cemil Nimet adıyla yayınladı. Cumhuriyet&#8217;in yeni kurulduğu 1923-1924 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kelebek isimli haftalık bir mizah dergisi çıkardılar.</p>
<p>Reşat Nuri Güntekin, o zamanlar kendisine büyük ün kazandıran, bugün de çok iyi bilinen ve sevilen &#8220;Çalıkuşu&#8221; adlı romanını 1922 yılında yayınladı. Bu eser TRT televizyonu tarafından dizi haline getirildi ve büyük kitlelerce seyredildi ve sevildi. Reşat Nuri&#8217;nin eserlerinde toplumsal olayların ve aşkın iç içe olduğunu görüyoruz. Kahramanları gerçek hayattan kopuk değillerdir. Kitabın kahramanının yaşadığı olayları ve duyguları, işini ve burada yaşadıklarını gözardı etmeden yazar. Romanlarını kesinlikle samimi, sürükleyici ve çok güzel bir Türkçe ile kaleme almıştır. Reşat Nuri&#8217;nin eğlendirici mizahi öyküleri de vardır.</p>
<p>Reşat Nuri Güntekin&#8217;in oyunlarından Yaprak Dökümü&#8217;de televizyona uyarlandığından yeni nesil hariç kimsenin yabancısı olmadığı bir eserdir. Burada da aşklar, entrikalar, mutluluklar ve gözyaşlarıyla dolu hayat yaşayan bir aile anlatılmıştır.</p>
<p>Reşat Nuri Güntekin, Batılı bazı yazarlarından romanlar, hikayeler çevirmiş, oyunlar uyarlamıştır. Akciğer kanresinden tedavi olmak için gittiği Londra&#8217;da ölmüş (Aralık, 1956) ve cenazesi İstanbul&#8217;a getirilerek, Karacahmet Mezarlığında defnedilmiştir.</p>
<p>Romanları: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1920), Çalıkuşu (1922), Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen, Miskinler Tekkesi (1946), Ripka İfşa Ediyor (1949), Kavak Yelleri (1950), Kan Davası (1955), Boyunduruk (1960), Son Sığınak (1961).</p>
<p>Hikayeleri: Gençlik ve Güzellik (1917), Recm (1919), Roçild (1919), Eski Ahbab, Sönmüş Yıldızlar (1918), Tanrı Misafiri (1927), Leyla ile Mecnun<br />
(1928), Olağan işler (1930).</p>
<p>Oyunları: Gönül Veya İnhidam (1916), Babur Şah&#8217;ın Seccadesi (1919), Hançer (1920), Asker Dönüşü (1921), Eski Rüya (1922), Yaprak Dökümü (1923), Kır Çiçeği (1924), Ümidin Güneşi(1924), Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, Bir Köy Hocası (1928), Bir Kır Eğlencesi (1931), Felaket Karşısında, Gözdağı, Eski Borç (1931), Ümidin Mektebinde (1931), İstiklal (1933), Vergi Hırsızı (1933), Bir Yağmur Gecesi (1941), Yol Geçen Hanı (1944), Ağlayan Kız ( (1946), Eski Şarkı (1951), Hülleci (1953), Tanrı Dağı Ziyareti (1954), Balıkesir Muhasebecisi (1955), Bu Gece Başka Gece (1956).<br />
Diğer Eserleri: Anadolu Notları (2Cilt, 1936-1966), Fransız Edebiyatı Antolojisi (3 cilt, 1929-1931), Üç Asırlık Fransız Edebiyatı (3 cilt, 1932).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/acimak-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DUDAKTAN KALBE &#8211; REŞAT NURİ GÜNTEKİN</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2007 22:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[dudaktan kalbe]]></category>
		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitapozetleri.ajanhaber.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN ADI DUDAKTAN KALBE KİTABIN YAZARI REŞAT NURİ GÜNTEKİN YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKILAP KİTAP YAYIN SANAYİ VE TİC. A.Ş. ANKA BASIM MATBAĞACILARSİTESİ NO:38 BAĞCILAR-İSTANBUL BASIM YILI 21 Baskı 1. KİTABIN KONUSU: “Kınalı Yapıncak”, Lamia’nın bestekâr Kenan’la yıllarca süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü 2. KİTABIN ÖZETİ: Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KİTABIN ADI DUDAKTAN KALBE<br />
KİTABIN YAZARI REŞAT NURİ GÜNTEKİN<br />
YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKILAP KİTAP YAYIN SANAYİ VE TİC. A.Ş. ANKA BASIM MATBAĞACILARSİTESİ NO:38 BAĞCILAR-İSTANBUL<br />
BASIM YILI 21 Baskı</strong></p>
<p><strong>1. KİTABIN KONUSU: </strong>“Kınalı Yapıncak”, Lamia’nın bestekâr Kenan’la yıllarca süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü</p>
<p><strong>2. KİTABIN ÖZETİ: </strong>Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti.Küçük yaşta babasini kaybetmisti. Anesi,kiz kardesi ve kendisi dayilarinin yanin da kalirlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmistir. Fakat küçüklügünden beri musikiye aşıktır. Dayilarin yanında Reji katipliğini yapan Mesut Bey`den keman dersleri alır. Onyedi yasindadir.Mühendislik Mektebine giderken dayilarin komsusu Leyla isminde bir kıza asık olur. Çok çekingen oldugundan bunu kalbine gömer. Okulu bitirdikten sonra bir arkadaşının yardımıyla Avrupaya gider. Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir. O artik ünlü bir Virtüoz dür.</p>
<p>Bu arada kız kardesi Afife evlenmistir.Aneside bir yil sonra Afife`nin yanına gider.Hem onları hemde dayisini görmek için Seydi köye gider.</p>
<p><span id="more-277"></span></p>
<p>Istanbul’dan İzmir`e gemi ile gider.Gemide Münir Bey, Prens Vefik Paşa ve kızı Prens Cavidanla beraberdir. Dayisinin komşusu Münir Bey Kenan`nın cavidanla evlenmesini ister ve nişanlanırlar.</p>
<p>Kenan Izmir`de Bozyaka`da Lamia adlı bir kızla tanısır.Lamia’nını annesi babası ölmüş amcalarının yanında kalan sakin uysal birdir. Ayrica bir yüz başıyla nişanlıdır.Kenan ona yüzündeki çillerden dolayi Kınalı Yapıncak ismini takar.Aralarında maceraya benzeyen bir ilişki olur. Her akşam buluşmaktadırlar. Kenan çocuk denecek bir kızla beraber olduğu için kendine kızmakta fakat yanlız kaldıklarında kendine hakim olamamaktadir.Bu beraberlik duyulur ve dedikodular baslar. Dedikodular yüzünden Amcası Şükrü Bey Lamia`yı dayisi Rıza Bey`in yanına Kütahya`ya göderir.Trende Lamia Makbule isimli birkizla tanisir.Kendinden habersiz hayata küskün bir şekilde Kütaya`da yaşamaya başlar.Yengesi ona kendini düşünmüyorsan doğocak çocuğunu düsün der.</p>
<p>Lamia değişir.Lamia’nin bir kız çocuğu olur.Adıni Mebrure koyar.<br />
Dayisinin kizi Mahmure üç çocukla ve kocasıyla babasının evinde kalır.Fakat bir Çavuş’u sevmiştir ve kocasının bundan haberi olmuştur. Mahmure kurnazlıkla kendisini değilde Lamia’nın Çavuşla görüştüğünü söyler. Böylece Lamia olayi üstlenmiş olur. Mahmureyi de kocasından ayrılmaktan kurtarır.Buarada Mahmure’nin kocası Resih Bey Lamia’ya saldirir.Lamia’da onu öldürür.Mahkemede beratine karar verilir.<br />
Dayısı Rıza Bey onu bir tanıdığının evine teslim eder.Orada ziyerete ilk gelen Makbuledir.Makbule’nin babası onu ister ve evlenmeye karar verirler Lamia ondokuz yasındadır.<br />
Kemal Beylerin evlerine Istanbul’daki kızkardeşinin oğlu Doktor Vedat gelir.Istanbul’dan Kütahya’ya sürgün olarak gelmiştir.Lamia’nın genç ve güzel olması,dayısınında yaslı olması Vedat’ı düşündürür.</p>
<p>Lamia’nın söylediği bir şarkı Kenan’ı tanıdığını haber verir.Kenan’ı İstanbul’dan tanıyan Vedat Lamia’ya Kenan’dan ve Cavidan’dan behseder.<br />
Birgün Vedat Bey bir avda vuruldu diye duyulur.Bunu öğrenmeye giden Lamia Hanımın ev saybınin hazırladiği kömür közünden Vedat Beyle birlikte zehirlenirler.Dedikodular yine başlamiştir.Kemal Bey’de onun evden ayrılmasını ister.Vedat Bey olaylardan dolayı çok üzgündür.Lamia’ya evlenme teklifi eder.Lamia kabul etmez.</p>
<p>Vedat’ın sürgün görevi Kütahya’da bitmiş İstanbul’a gitmiştir.<br />
Bu arada Kenan Cavidan’la evlenmiştir.Üç yıldan beri ilk defa Lamia’yı düşünür. Aşk değil bir gönül oyuncaği dudaklarımızın eğlencesi ibaret diyen Kenan şimdi bu aşkın zehir gibi dudaklarından kalbe indiğini anlar ve Kınalı Yapıncagı yanında olmasını çok ister.Cavidan’la mutludeğildir. Cavidan’la İzmir’e Bozyaka’ya giderler. Cavidanla birlikte orada Lamia’yı göreceğini ümit eder. Fakat göremez ve çok üzülür.</p>
<p>Kenan Bey’ler İstanbul’a giderler.Bu arada Lamia’da İstanbul’a kalkmIstIr.Kenan Bey’le Prenses Cavidan ayrılırlar.Eski arkadaş olan Vedat Bey’le Kenan karşılaşırlar.Vedat onu muaynanesine çağırır.Orada tesadüfen Kenan Lamia ile karşılasır.Tekrar görüşmek için mektup yazar. Lamia’da o bir yaz rüyasıydı der konuyu kapatır.<br />
Kenan’ın kemanının sesinden çıkan büyülü aşk sevdası böylece bitmiştir.Kenan’da bütün ümitlerini yitirmiştir.</p>
<p>Lamia Vedat’la evlenmeğe razı olur ve evlenirler. Kenan Bey hayata küsmüştür. Seydiköy’e annesinin mezarına gider ve kardeşini dolaşir. Alti ay sonra ölür.</p>
<p><strong>2. KİTABIN ANA FİKRİ:</strong></p>
<p>Gerçek mutluluğun şandave şöhrette olmadığıdır.</p>
<p><strong>3. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</strong></p>
<p>Hüseyin Kenan:<br />
Babasınıküçük yaşta kaybetmiş müzmim bir genç. Müzikte başarılı olduktan sonra çocukluğunu ve gençnliğini yaşamak istemiştir.<br />
Nail Bey:<br />
Hüseyin Kenan’ın babası<br />
Melek Hanım:<br />
Kenan’ın annesi. Babasından habersiz evlenmiştir. Genç yaşta dul kalmıştır.<br />
Münir Bey:<br />
Kenan beyin dayısı, kendini üzüm bağlarına vermiştir.<br />
Vefik Paşa:<br />
Mısırlıdır, tahsilini Paris’te yapmıştır.<br />
Prenses cavidan:<br />
Vefik Paşanın kızıdır. Esaslı bir tahsili yoktur, babası gibi sanata düşkündür. Çok güzeldir.<br />
Rıza Bey:<br />
Lamia’nın Kütahya’daki dayısı<br />
Kemal Bey:<br />
Lamia’nın ilk nikahlı eşidir.<br />
Makbule Hanım:<br />
Kemal beyin kızıdır. Lamia ile baştan beri dosthane bir tavır içindedir.<br />
Vedat Bey:<br />
Kumral, şen, neşeli, canı istedikçe iş yapan, çok akıllı birisi.</p>
<p><strong>4. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</strong></p>
<p>Akıcı bir kitap insan sanki kendi yaşıyormuş gibi anlatılmış</p>
<p><strong>5. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</strong></p>
<p align="center"><strong>Reşat Nuri Güntekin</strong></p>
<p>İstanbul’da doğmuş (1889), ilk öğrenimini Selimiye ve Çanakkale mahalle mektebinde tamamladıktan sonra (1909), Galatasaray Lisesi’nde ve İzmir Frere’ler okulunda okumuştur. Daha sonra İstanbul Darülfünunu Edebiyat Şubesi’ne (Fakültesine) girmiş ve buradan mezun olmuştur (1912). Bursa Lisesi’nde, İstanbul’da Vefa, İstanbul Erkek, Çamlıca, Kabataş, Galatasaray, Erenköy liselerinde edebiyat öğretmenliği ve müdürlük yapmıştır. Daha sonra Milli Eğitim Müfettişliğine getirilmiştir (1927). Güntekin daha sonra Çanakkale milletvekili seçilmiş (1939), sonra yeniden Millî Eğitim’e dönmüş (1943), başmüfettiş olmuştur (1947). Bu görevdeyken UNESCO’nun Türkiye temsilcisi ve öğrenci müfettişi sıfatıyla aynı yıl Paris’e gitmiştir. Daha sonra emekliye ayrılan (1954) Güntekin yurda dönüşünde İstanbul Şehir Tiyatroları Edebî Kurul üyeliğine seçilmiştir. Reşat Nuri Güntekin, hastalanması üzerine tedavi için gönderildiği Londra’da ölmüştür (1956).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu Notları &#8211; Reşat Nuri GÜNTEKİN</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/anadolu-notlari-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/anadolu-notlari-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2007 19:07:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[100 Temel Eser (Ortaöğretim)]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/anadolu-notlari-resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[1. KİTABIN KONUSU : Bir Anadolu gezisindeki yaşanan olaylar. 2. KİTABIN ÖZETİ : Kitap birçok kısa notlardan oluştuğu için içinde birçok olaylar vardır. Bunlardan birkaçını sizlere anlatmak ve özetlemek istiyorum. “Trende&#8221; adlı notunda trene bindiği andaki hissettiklerini yazıyor. Trende en büyük zevk vagonda bir yolcunun olmamasıdır. Bu yüzden her duruşta gelen yolcuya ! “Burada biri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1. KİTABIN KONUSU :</strong> Bir Anadolu gezisindeki yaşanan olaylar.</p>
<p><strong>2. KİTABIN ÖZETİ : </strong>Kitap birçok kısa notlardan oluştuğu için içinde birçok olaylar vardır. Bunlardan birkaçını sizlere anlatmak ve özetlemek istiyorum. “Trende&#8221; adlı notunda trene bindiği andaki hissettiklerini yazıyor. Trende en büyük zevk vagonda bir yolcunun olmamasıdır. Bu yüzden her duruşta gelen yolcuya ! “Burada biri var. Kantine gitti. Şimdi gelir&#8221; diyerek onun gitmesini bekliyordu. Bazen de uğurlamaya gelenleri yanına oturtturmak ve tren hareket edinceye kadar bekleyip daha sonra salıvermektir.<span id="more-184"></span></p>
<p>Yazarın kullandığı en büyük taktik hasta numarasıdır. Yüzüne bir tülbent bağlayıp, parmağıyla gözünün etrafına bir parça sigara külü bulaştırıvermiş. Daha olmazsa “vallahi bilmem birader, bizim dayı yılancıktan öldü. Bize de mi geçti nedir ?&#8221; diye konuşuverir. Herifi koydunsa bul….<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p>Şoför notunda da kamyoncunun bir yol boyunca karşılaştığı tuhaf olayları anlatmaktadır. Yazarın en ilgisini çektiği olay yolda süregelen tel olayıdır. Her arabada tel vardır fakat yolda aracı bozulduğunda araç durup beklerken, yayına gelen kamyoncu ona tereddüt etmeden telini verir. Az ileride kendi aracıda bozulduğunda teli verdiğine pişman olur. Yazarın titiz ve seçici olması yazdığı notlardan da belli oluyor. Yatak çarşafları adlı notunda yazar, yatak çarşaflarına dikkat ediyor. Hiçbir zaman kendi gözüyle görmediği çarşaf değişimi için görevliye başvurur ve bizzat değiştirir. Ama bu onun için yine yeterli değildir. İçinde “ya diğer yataktan çıkartıp getirmişse�? diye bir ukte kalmıştır.</p>
<p>Su onun için en önemli varlıktır. Yanında ihtiyatte mutlak bir su bulunmaktadır. Su bulunmazsa gidip maden suyu alıp onunla idare edermiş.</p>
<p>“Yolda Hastalık�? notunda ise, geçirdiği hastalığı kendi kendine geçirmeye çalışıyor. Bilgili olmasına rağmen rezil olmamak için otele çekilip terlemek suretiyle hastalığından kurtulmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Tulüyat Tiyatrolarda yazarın kitabında 3 bölümde yer almaktadır. Onun için tiyatronun kültür ve gelişme bakımından önemi büyüktür. Fakat, köylere gelen tiyatrocular ve özellikle bayanların giyiniş tarzı köylü erkekleri kışkırtıyor ve köyle fitne yarattığı için genellikle tiyatrocular kovuluyordu. Onun için otelde yalnız olarak yatmak huzur ve güvence vermektedir. Fakat, son anda gelen davetsiz misafir onun rahatını bozar ve hiç tanımadığı kişiyle yatmanın verdiği tedirginlik onu rahatsız etmektedir.<br />
Fare adlı notunda da paranın ne denli önemli olduğunu ve onun için şantaj bile yapıldığını belirtmektedir.</p>
<p>Son notu olan “Bir dost Tenkidine Cevap&#8221; adlı notunda da dostunun birinci kitaptaki eleştirilerine cevap veriyorlardı. Dostu, ona bu hatıra türü notlarını roman metoduna kaçmış olduğunu belirtmiştir.<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span></p>
<p><strong>3. KİTABIN ANA FİKRİ : </strong>Kısa olaylardan oluşan bu kitap ; Anadolu güzellilerini, yöre halkının yaşam tarzlarını anlatmakta ve “Çok gezen çok bilir�? atasözünü doğrulamaktadır.</p>
<p><strong>4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :</strong> Kitaptaki olaylar, gerçekçi ve mantiki bir tarzdadır. Olaylarda savunulan bir taraf yoktur.</p>
<p>Yazar olayları kendi çıkarları doğrultusunda yazmış ve kimi zaman kendinin olaylarını, hastalıklarını ön planda tutmuş ve tasvirden kaçınmıştır. Roman tarzı yazmasını da kısa notlarda açıkça belli eder.</p>
<p>Köylüler, uyanık ve akıllı olduklarını tasvir etmiş ve göründüğü olmalarına rağmen bir takım hırslar-para gibi –onların şantaj yapmaya kadar götürmüştür.</p>
<p>Kamyoncular, birlik ve beraberliğe düşkün insanlar olarak tanınmış ve kendi eksikliğini düşünmeden ve görmeden başkalarına yardım etmeyi kendilerine bir borç bilmiştir.</p>
<p>Ayrıyeten birtakım kişilerin hala hurafelerden kurtulamadığı ve bu inançlarına devam ettiklerini görmekteyiz.</p>
<p>5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER : İki kitaptan oluşan Anadolu Notları, notlarda ve anılardan oluştuğu için oldukça zevkli ve sürükleyici bir anlatım içermektedir. Arkadaşlarımın da zevkle okuyabileceği bir kitap olup, herkese tavsiye ediyorum.</p>
<p>6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ :<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/</span><br />
Reşat Nuri GÜNTEKİN : (1889-1956) İstanbul da doğmuş Edebiyat Fakültesini bitirmiş Liselerde öğretmenlik ve müdürlükler, Milli Eğitim Müfttişliği ve Paris Kültür Ataşeliği yapmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/anadolu-notlari-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudaktan Kalbe &#8211; Reşat Nuri Güntekin</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin-2.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Sep 2007 18:11:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[dudaktan kalbe]]></category>
		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin-2.html</guid>
		<description><![CDATA[1. KİTABIN KONUSU: “Kınalı Yapıncak”, Lamia’nın bestekâr Kenan’la yıllarca süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü 2. KİTABIN ÖZETİ: Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti.Küçük yaşta babasini kaybetmisti. Anesi,kiz kardesi ve kendisi dayilarinin yanin da kalirlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmistir. Fakat küçüklügünden beri musikiye aşıktır. Dayilarin yanında Reji katipliğini yapan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. KİTABIN KONUSU:<br />
“Kınalı Yapıncak”, Lamia’nın bestekâr Kenan’la yıllarca süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü</p>
<p>2. KİTABIN ÖZETİ:</p>
<p>Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti.Küçük yaşta babasini kaybetmisti. Anesi,kiz kardesi ve kendisi dayilarinin yanin da kalirlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmistir. Fakat küçüklügünden beri musikiye aşıktır. Dayilarin yanında Reji katipliğini yapan Mesut Bey`den keman dersleri alır. Onyedi yasindadir.Mühendislik Mektebine giderken dayilarin komsusu Leyla isminde bir kıza asık olur. Çok çekingen oldugundan bunu kalbine gömer. Okulu bitirdikten sonra bir<span id="more-85"></span> arkadaşının yardımıyla Avrupaya gider. Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir. O artik ünlü bir Virtüoz dür.<br />
Bu arada kız kardesi Afife evlenmistir.Aneside bir yil sonra Afife`nin yanına gider.Hem onları hemde dayisini görmek için Seydi köye gider.<br />
<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com</span><br />
Istanbul’dan İzmir`e gemi ile gider.Gemide Münir Bey, Prens Vefik Paşa ve kızı Prens Cavidanla beraberdir. Dayisinin komşusu Münir Bey Kenan`nın cavidanla evlenmesini ister ve nişanlanırlar.</p>
<p>Kenan Izmir`de Bozyaka`da Lamia adlı bir kızla tanısır.Lamia’nını annesi babası ölmüş amcalarının yanında kalan sakin uysal birdir. Ayrica bir yüz başıyla nişanlıdır.Kenan ona yüzündeki çillerden dolayi Kınalı Yapıncak ismini takar.Aralarında maceraya benzeyen bir ilişki olur. Her akşam buluşmaktadırlar. Kenan çocuk denecek bir kızla beraber olduğu için kendine kızmakta fakat yanlız kaldıklarında kendine hakim olamamaktadir.Bu beraberlik duyulur ve dedikodular baslar. Dedikodular yüzünden Amcası Şükrü Bey Lamia`yı dayisi Rıza Bey`in yanına Kütahya`ya göderir.Trende Lamia Makbule isimli birkizla tanisir.Kendinden habersiz hayata küskün bir şekilde Kütaya`da yaşamaya başlar.Yengesi ona kendini düşünmüyorsan doğocak çocuğunu düsün der.</p>
<p>Lamia değişir.Lamia’nin bir kız çocuğu olur.Adıni Mebrure koyar.<br />
Dayisinin kizi Mahmure üç çocukla ve kocasıyla babasının evinde kalır.Fakat bir Çavuş’u sevmiştir ve kocasının bundan haberi olmuştur. Mahmure kurnazlıkla kendisini değilde Lamia’nın Çavuşla görüştüğünü söyler. Böylece Lamia olayi üstlenmiş olur. Mahmureyi de kocasından ayrılmaktan kurtarır.Buarada Mahmure’nin kocası Resih Bey Lamia’ya saldirir.Lamia’da onu öldürür.Mahkemede beratine karar verilir.<br />
Dayısı Rıza Bey onu bir tanıdığının evine teslim eder.Orada ziyerete ilk gelen Makbuledir.Makbule’nin babası onu ister ve evlenmeye karar verirler Lamia ondokuz yasındadır.<br />
Kemal Beylerin evlerine Istanbul’daki kızkardeşinin oğlu Doktor Vedat gelir.Istanbul’dan Kütahya’ya sürgün olarak gelmiştir.Lamia’nın genç ve güzel olması,dayısınında yaslı olması Vedat’ı düşündürür.<br />
<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com</span><br />
Lamia’nın söylediği bir şarkı Kenan’ı tanıdığını haber verir.Kenan’ı İstanbul’dan tanıyan Vedat Lamia’ya Kenan’dan ve Cavidan’dan behseder.<br />
Birgün Vedat Bey bir avda vuruldu diye duyulur.Bunu öğrenmeye giden Lamia Hanımın ev saybınin hazırladiği kömür közünden Vedat Beyle birlikte zehirlenirler.Dedikodular yine başlamiştir.Kemal Bey’de onun evden ayrılmasını ister.Vedat Bey olaylardan dolayı çok üzgündür.Lamia’ya evlenme teklifi eder.Lamia kabul etmez.</p>
<p>Vedat’ın sürgün görevi Kütahya’da bitmiş İstanbul’a gitmiştir.<br />
Bu arada Kenan Cavidan’la evlenmiştir.Üç yıldan beri ilk defa Lamia’yı düşünür. Aşk değil bir gönül oyuncaği dudaklarımızın eğlencesi ibaret diyen Kenan şimdi bu aşkın zehir gibi dudaklarından kalbe indiğini anlar ve Kınalı Yapıncagı yanında olmasını çok ister.Cavidan’la mutludeğildir. Cavidan’la İzmir’e Bozyaka’ya giderler. Cavidanla birlikte orada Lamia’yı göreceğini ümit eder. Fakat göremez ve çok üzülür.</p>
<p>Kenan Bey’ler İstanbul’a giderler.Bu arada Lamia’da İstanbul’a kalkmIstIr.Kenan Bey’le Prenses Cavidan ayrılırlar.Eski arkadaş olan Vedat Bey’le Kenan karşılaşırlar.Vedat onu muaynanesine çağırır.Orada tesadüfen Kenan Lamia ile karşılasır.Tekrar görüşmek için mektup yazar. Lamia’da o bir yaz rüyasıydı der konuyu kapatır.<br />
Kenan’ın kemanının sesinden çıkan büyülü aşk sevdası böylece bitmiştir.Kenan’da bütün ümitlerini yitirmiştir.</p>
<p>Lamia Vedat’la evlenmeğe razı olur ve evlenirler. Kenan Bey hayata küsmüştür. Seydiköy’e annesinin mezarına gider ve kardeşini dolaşir. Alti ay sonra ölür.</p>
<p>2. KİTABIN ANA FİKRİ:</p>
<p>Gerçek mutluluğun şandave şöhrette olmadığıdır.<br />
<span style="color: #ffffff;">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com</span><br />
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</p>
<p>Hüseyin Kenan:<br />
Babasınıküçük yaşta kaybetmiş müzmim bir genç. Müzikte başarılı olduktan sonra çocukluğunu ve gençnliğini yaşamak istemiştir.<br />
Nail Bey:<br />
Hüseyin Kenan’ın babası<br />
Melek Hanım:<br />
Kenan’ın annesi. Babasından habersiz evlenmiştir. Genç yaşta dul kalmıştır.<br />
Münir Bey:<br />
Kenan beyin dayısı, kendini üzüm bağlarına vermiştir.<br />
Vefik Paşa:<br />
Mısırlıdır, tahsilini Paris’te yapmıştır.<br />
Prenses cavidan:<br />
Vefik Paşanın kızıdır. Esaslı bir tahsili yoktur, babası gibi sanata düşkündür. Çok güzeldir.<br />
Rıza Bey:<br />
Lamia’nın Kütahya’daki dayısı<br />
Kemal Bey:<br />
Lamia’nın ilk nikahlı eşidir.<br />
Makbule Hanım:<br />
Kemal beyin kızıdır. Lamia ile baştan beri dosthane bir tavır içindedir.<br />
Vedat Bey:<br />
Kumral, şen, neşeli, canı istedikçe iş yapan, çok akıllı birisi.</p>
<p>5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</p>
<p>Akıcı bir kitap insan sanki kendi yaşıyormuş gibi anlatılmış</p>
<p>6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</p>
<p><a href="http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/resat-nuri-guntekin"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/dudaktan-kalbe-resat-nuri-guntekin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reşat Nuri Güntekin</title>
		<link>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 09:49:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kitap Özetçisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri GÜNTEKİN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/resat-nuri-guntekin.html</guid>
		<description><![CDATA[Reşat Nuri Güntekin 1889 yılında İstanbul’da doğdu.İzmir Fererler okulunu, daha sonra da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. Uzun yıllar Bursa ve İstanbul okullarında Fransızca, Türkçe, Felsefe öğretmenliği yaptı.Dil heyetinde görev aldı. Eğitim müfettişliği,Çanakkale milletvekilliği, M.E.Bakanlığı başmüfettişliği ve Paris Kültür ataşeliği görevlerinde bulundu.Emekliye ayrıldıktan sonra yani eserlerini hazırlarken yakalandığı kanserden dolayı 7 Aralık 1956’da Londra’da vefat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Reşat Nuri Güntekin 1889 yılında İstanbul’da doğdu.İzmir Fererler okulunu, daha sonra da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. Uzun yıllar Bursa ve İstanbul<br />
okullarında Fransızca, Türkçe, Felsefe öğretmenliği yaptı.Dil heyetinde görev aldı. Eğitim müfettişliği,Çanakkale milletvekilliği, M.E.Bakanlığı başmüfettişliği ve Paris Kültür ataşeliği görevlerinde bulundu.Emekliye ayrıldıktan sonra yani eserlerini hazırlarken yakalandığı kanserden dolayı 7 Aralık 1956’da Londra’da vefat etti.<br />
Yazar Cumhuriyet Dönemi Edebiyatımızın ünlü roman, hikaye ve tiyatro</span><span style="color: #000000;"> yazarlarındandır. Edebiyata Diken dergisinde yayımlanan “Eski Ahbap” adlı uzun öyküsüyle giren Reşat Nuri Güntekin makale, eleştiri, gazi, çeviri türleri üzerinde çalışmış; birçoğu dergi sayfalarında kalan yüzü aşkın eser vermiştir. Eserlerinde yanlış batılılaşma anlayışını, batıl inançları, yurdun çeşitli yerlerindeki hayat sahnelerini işlemiştir. Anadolu’nun yerli hayatını ve kişilerini başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Romanlarında güçlü bir gözlemciliğe dayanan realizm ve canlı bir üslup vardır. Edebiyat öğretmenliği ve bakanlık müfettişliği görevlerinde bulunması hem gözlem yapmasını, hem de Anadolu’nun dört bir tarafını gezerek Anadolu halkını yakından tanımasını sağlamıştır. Gerçek hayattaki insan tiplerini ve olayları eserlerinde başarıyla kullanmıştır. Genellikle toplumsal yenileşme sıkıntılarını ve sancılarını anlatır.</span></p>
<p><span id="more-41"></span><br />
<span style="color: #000000;"> <strong>Eserlerinden başlıcaları:</strong><br />
Romanları:Yaprak Dökümü, Çalıkuşu, Anadolu Notları, Acımak, Damga, Dudaktan Kalbe, Bir Kadın Düşmanı, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Ateş Gecesi&#8230;<br />
Tiyatroları:Eski Rüya, Taş Parçası, Hançer, Tanrı dağı Ziyafeti, Bu Gece Başka Gece, Gözdağı, Eski Şarkı&#8230;<br />
Hikayeleri:Sönmüş Yıldızlar, Tanrı Misafiri, Olağan İşler, Leyla ile Mecnun.<br />
Gezi Yazıları:Anadolu Notları, İtiraflar<br />
Çevirileri:Üç Asırlık Fransız Edebiyatı</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozetleri.ajanhaber.com/resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

